Türkiye genelinde 1 Temmuz 2024 tarihinde uygulamaya konulan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, çevre koruma alanında önemli bir başarıya imza attı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen sistem sayesinde, ilk iki aylık dönemde toplam 130 milyon içecek ambalajı geri dönüşüm sürecine dahil edildi. Bu rakam, sistemin etkinliğini ve vatandaşların çevre bilincinin arttığını gözler önüne seriyor. Toplanan ambalajların yüzde 67'sini PET plastik, yüzde 17'sini alüminyum ve yüzde 16'sını cam oluşturdu. Yetkililer, bu başarılı gidişatın yıl sonuna kadar hedeflenen 500 milyon ambalaj hedefine ulaşılmasını sağlayacağını belirtiyor.
Depozito Sistemi Nasıl İşliyor?
Depozitosu Olan Ambalajlar sistemi, içecek ambalajlarının (plastik şişeler, alüminyum kutular ve cam şişeler) belirli bir ücret karşılığında iade alınması esasına dayanıyor. Tüketiciler, satın aldıkları içeceklerin ambalajını iade noktalarına getirdiklerinde depozito bedelini geri alabiliyor. Bu uygulama, hem çöpe atılan ambalaj miktarını azaltmayı hem de bu malzemelerin geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandırılmasını amaçlıyor. Sistem, Türkiye genelinde 81 ilde faaliyet gösteren anlaşmalı marketler, kiosklar ve otomatik toplama makineleri üzerinden yürütülüyor.
İlk Sonuçlar ve İstatistikler
İki aylık verilere göre, DOA sistemine en büyük katkıyı PET plastikler sağladı. Toplanan ambalajların önemli bir kısmını oluşturan PET şişeler, geri dönüşüm tesislerinde işlenerek yeniden ham maddeye dönüştürülüyor. Alüminyum kutular, diğer ülkelere kıyasla yüksek geri dönüşüm oranıyla dikkat çekiyor. Cam şişelerde ise özellikle büyük boyutlu ürünlerin iadesi öne çıkıyor. Bu istatistikler, vatandaşların sisteme olan ilgisinin giderek arttığını gösteriyor.
Çevresel ve Ekonomik Etkiler
Geri kazanılan 130 milyon ambalajın çevresel etkisi yadsınamaz boyutta. Bu sayede yüz binlerce ton atığın doğaya karışması engellendi ve cam, plastik ile alüminyum üretiminde kullanılan hammaddelerden tasarruf sağlandı. Ayrıca, geri dönüşüm sektöründe yeni iş olanakları yaratılarak ekonomiye katkı verildi. Sistemin işleyişiyle ilgili olarak Çevre Bakanlığı, süreci sürekli olarak denetlediklerini ve vatandaşlardan gelen geri bildirimlere göre iyileştirmeler yapacaklarını ifade etti.
Vatandaşların Katılımı
Vatandaşların sisteme olan ilgisi, uygulamanın ilk günlerinden itibaren yüksek seyretti. Birçok kişi, ambalajlarını marketlerdeki iade noktalarına götürerek hem para kazanıyor hem de çevreye katkı sağlıyor. Bazı belediyeler, DOA noktalarını daha da yaygınlaştırmak için ek adımlar atarken, sivil toplum kuruluşları da farkındalık çalışmaları yürütüyor. Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte, sokaklarda rastgele atılan çöp miktarının azalması bekleniyor.
Gelecek Hedefler ve Genişleme Planları
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, DOA sistemini 2025 yılına kadar tüm içecek ambalajlarını kapsayacak şekilde genişletmeyi planlıyor. Şu anda yalnızca belirli ürünleri kapsayan sistem, ilerleyen dönemde süt, ayran ve meyve suyu gibi ürünlerin ambalajlarını da içine alacak. Bakanlık yetkilileri, hedeflerinin Türkiye'de atık yönetiminde devrim yaratmak ve geri dönüşüm oranını gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmak olduğunu belirtiyor. Ayrıca, depozito iadesi için mobil uygulama girişimleri üzerinde çalışıldığı da gelen haberler arasında.
Uygulamanın ilk iki ayında 130 milyon ambalajın geri kazanılması, Türkiye'nin çevre politikalarında kararlı bir adım attığının göstergesidir. Bu başarı, benzer sistemleri hayata geçiren diğer ülkelerle kıyaslandığında oldukça olumlu bir tablo çiziyor. Önümüzdeki dönemde sistemin daha da yaygınlaşması ve vatandaşların duyarlılığının artmasıyla, daha temiz bir çevre ve sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir zemin hazırlanmış olacaktır. Doğal kaynakların korunması ve atık yönetimi konularında toplumsal bilincin yükselmesi, gelecek nesillere yaşanabilir bir Türkiye bırakılmasını sağlayacaktır.