Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Depozito Yönetim Sistemi'nin (DYS) ilk gününde 1,5 milyon içecek ambalajının Depozito İade Makinelerine (DOA) teslim edildiğini duyurdu. Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sistemin dijital uygulamasını 1 Temmuz itibarıyla 649 bin 244 kişinin indirdiğini belirtti. Bu rakam, geri dönüşüm bilincinin hızla arttığını gösteriyor.
Depozito Yönetim Sistemi nasıl işliyor?
Depozito Yönetim Sistemi, pet şişe, cam şişe ve alüminyum kutu gibi tek kullanımlık içecek ambalajlarının iadesini teşvik eden bir uygulama. Vatandaşlar, DOA makinelerine ambalajları atarak depozito ücretlerini dijital cüzdanlarına alıyor. Bu cüzdandaki bakiye, anlaşmalı marketlerde veya online platformlarda kullanılabiliyor. Sistemin amacı, ambalaj atıklarını azaltmak ve geri dönüşüm oranını artırmak. Pilot uygulama olarak başlayan sistem, kademeli olarak tüm Türkiye'ye yayılacak.
İlk gün verileri ve hedefler
Bakan Kurum, 1 Temmuz'da 1,5 milyon ambalajın toplanmasının, hedeflenen günlük 10 milyon adede ulaşma yolunda umut verici olduğunu ifade etti. Sistemin uygulamaya girdiği ilk günlerde 649 bini aşan kullanıcı sayısı, dijitalleşmenin çevre bilinciyle birleştiğinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Yetkililer, yıl sonuna kadar kullanıcı sayısının 5 milyona ulaşmasını ve toplanan ambalaj miktarının günlük 20 milyon adedi bulmasını bekliyor.
Depozito sistemi, Avrupa Birliği uyum sürecinde Türkiye'nin geri dönüşüm hedeflerine ulaşmasında kilit rol oynuyor. 2025 yılına kadar plastik atıkların yüzde 55'inin geri dönüştürülmesi hedefi kapsamında, DOA makineleri önemli bir araç olarak görülüyor. Şu anda 81 ilde 8 binin üzerinde makine bulunuyor; bu sayının önümüzdeki yıl 15 bine çıkarılması planlanıyor.
Uygulama kapsamında, her bir ambalaj için 25 kuruş depozito ücreti ödeniyor. Bu ücret, tüketici tarafından ürünü satın alırken ödeniyor ve ambalaj iade edildiğinde geri alınıyor. Bakan Kurum, "İlk gün 1,5 milyon ambalajın iade edilmesi, vatandaşlarımızın çevre duyarlılığının ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Bu sistemle hem çevremizi koruyoruz hem de aile bütçesine katkı sağlıyoruz" dedi.
Depozito Yönetim Sistemi'nin başarısı, diğer ülkelerdeki uygulamalarla da karşılaştırılıyor. Almanya'da benzer bir sistemle plastik şişelerin yüzde 98'i geri dönüştürülürken, Türkiye'de bu oran henüz yüzde 30 seviyesinde. Yetkililer, DOA makinelerinin yaygınlaşmasıyla Türkiye'nin Almanya seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Sistemin ekonomiye katkısı da göz ardı edilmiyor: Toplanan ambalajlar geri dönüşüm tesislerinde hammaddeye dönüştürülerek ithalatın önüne geçilmesi ve yeşil istihdam yaratılması hedefleniyor.
Vatandaşların sisteme adaptasyonunu kolaylaştırmak için belediyeler ve market zincirleriyle iş birliği yapılıyor. DOA makineleri, alışveriş merkezleri, market önleri ve toplu taşıma durakları gibi yoğun noktalara yerleştiriliyor. Ayrıca mobil uygulama üzerinden en yakın makinenin konumu görülebiliyor ve cüzdan bakiyesi takip edilebiliyor. Uygulamanın kullanıcı dostu arayüzü sayesinde her yaş grubundan insan rahatlıkla kullanabiliyor.
Depozito sistemi, sadece çevresel değil aynı zamanda sosyal fayda da sağlıyor. Toplanan ambalajlar, sokak toplayıcıları gibi kayıt dışı sektörde çalışanların da sisteme entegre edilmesiyle daha düzenli bir geri dönüşüm ekosistemi oluşturuluyor. Bakanlık, bu sayede hem atık yönetiminin iyileştirilmesini hem de kayıtlı ekonomiye geçişin hızlanmasını amaçlıyor.
Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda atık azaltımı kritik önem taşıyor. Depozito Yönetim Sistemi, döngüsel ekonomiye geçişin somut adımlarından biri. İlk gün elde edilen veriler, vatandaşların bu tür çevreci uygulamalara hazır olduğunu ve sistemin benimsenme hızının beklentileri aştığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde sistemin kapsamının genişlemesi ve daha fazla ambalaj türünü dahil etmesi bekleniyor.