İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan (27), 97 kilodan 61 kiloya düşerek 16 ayda 36 kilo verdi. "Şişman diyetisyen" sözleriyle başlayan azim hikayesi, bugün hastalarına ilham kaynağı oldu. Demirkan, diyet sürecinde en zorlandığı anı "Salçalı makarna için ağlayarak uyudum" sözleriyle anlattı.
Azim ve profesyonellik birleşti
Diyetisyenlik mesleğine adım atmak isteyen Dilara Demirkan, üniversite yıllarında fazla kiloları nedeniyle "Diyetisyen olamazsın" gibi sözlerle karşılaştı. Ancak pes etmedi. Mezun olduktan sonra Eşrefpaşa Hastanesi'nde göreve başlayan Demirkan, kendi sağlığı için de bir değişim yapmaya karar verdi. 97 kiloluk başlangıç ağırlığından 61 kiloya inmeyi başaran genç diyetisyen, bu süreçte düzenli yürüyüş ve beslenme programı uyguladı. Demirkan, "Diyetisyen olarak başkalarına nasıl beslenmeleri gerektiğini anlatırken kendim örnek olmalıydım. Kendi tecrübelerimle insanların daha kolay motive olduğunu gördüm" dedi.
Salçalı makarnaya veda
Zorlu sürecin en çarpıcı anı ise salçalı makarna özlemi oldu. Demirkan, "En büyük zaafım makarnaydı. Özellikle salçalı makarna canım çektiğinde ağlayarak uyuduğum çok oldu. Ama vazgeçmedim. Her zorluk, hedefime bir adım daha yaklaştırdı" ifadelerini kullandı. Diyet sürecinde haftada 2-3 kez yürüyüş ve hafif kardiyo yapan Demirkan, öğün atlamadan, bol su tüketerek ve işlenmiş gıdalardan uzak durarak sonuca ulaştı.
Hastalarına ilham kaynağı
Kendi hikayesini hastalarıyla paylaşan Dilara Demirkan, onların da motivasyonunu artırdı. "Kendim kilo verdiğim için hastalarım bana daha çok güveniyor. Onlara sadece diyet listesi vermiyorum, aynı süreçten geçtiğim için duygusal olarak da destek oluyorum" diyen Demirkan, özellikle kilo problemi yaşayan gençlere rol model oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada da Demirkan'ın başarısına dikkat çekilerek, "Diyetisyenimiz azmiyle hepimize örnek oldu. Bu tür başarı hikayeleri, sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor" denildi.
Dilara Demirkan'ın hikayesi, fazla kilolarıyla mücadele eden herkese ilham verirken, diyetisyenlik mesleğinin sadece başkalarına değil, bizzat uygulayanın kendi hayatında da dönüşüm yaratabileceğini gösteriyor. Toplumda sıkça yapılan kiloyla ilgili önyargıların, doğru yönlendirildiğinde nasıl bir motivasyon kaynağına dönüşebileceğinin de canlı bir örneği.