Diyarbakır'da evlatları terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan anneler, yıllardır süren evlat nöbetinde tek bir istekle bekliyor: çocuklarına kavuşmak. Hükümetin gündeminde olan 12 maddelik çerçeve yasa, ailelerin umudunu artırdı. Evlat nöbetindeki 80 aileden Necibe Çiftçi, “Şimdi artık ‘Anne geliyorum’ diye bir telefon bekliyorum” sözleriyle özlemini dile getirdi.
12 Maddelik Çerçeve Yasa Ailelerin Umudu Oldu
Diyarbakır Anneleri, evlatlarının terör örgütünden kurtarılması ve ailelerine kavuşturulması için yıllardır HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde nöbet tutuyor. Son günlerde hükümetin üzerinde çalıştığı 12 maddelik çerçeve yasa taslağı, bu aileler için yeni bir umut kaynağı oldu. Taslağın, örgütten ayrılanlara etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkanı sunması ve aileleriyle irtibat kurmalarına olanak tanıması bekleniyor.
Necibe Çiftçi, 2015 yılında dağa kaçırılan oğlu için nöbet tutuyor. Çiftçi, yasanın çıkması halinde çocuğuna kavuşabileceğini umut ediyor. “Oğlum giderken 16 yaşındaydı, şimdi 22 yaşında olmuştur. Ben her gece uyumadan önce onun fotoğrafına bakıyorum. Allah’tan tek dileğim, onu bir kez daha sarılmak. Bu yasa çıkarsa, belki benim oğlum da döner. Artık ‘Anne geliyorum’ diye bir telefon bekliyorum” şeklinde konuştu.
Evlat Nöbeti 8. Yılında
Diyarbakır Anneleri olarak bilinen ailelerin eylemi, 3 Eylül 2019'da başladı ve bugüne kadar sürüyor. Aileler, çocuklarının terör örgütü tarafından kaçırıldığını ve devletin bu konuda gereken adımı atmasını istiyor. Şu ana kadar 80 aile nöbete katılırken, bu ailelerden bazılarının çocukları güvenlik güçlerinin operasyonları veya ailelerin çabalarıyla geri döndü. Ancak çoğu aile hala evlat hasreti çekiyor.
Nöbete katılan anneler, her gün Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il binası önünde oturuyor, çocuklarının fotoğraflarını taşıyor ve yetkililere sesleniyor. Ailelerin en büyük talebi, çocuklarının akıbetinin bildirilmesi ve kendileriyle görüştürülmesi. Çerçeve yasa taslağı ise bu anlamda ailelerin beklentilerini kısmen karşılıyor.
Taslağın Detayları ve Beklentiler
Edinilen bilgilere göre, 12 maddelik çerçeve yasa, terör örgütü mensuplarına yönelik etkin pişmanlık düzenlemelerini içeriyor. Yasayla, örgütten ayrılanlara belirli şartlar altında ceza indirimi veya dokunulmazlık sağlanması, aileleriyle iletişim kurmalarına imkan tanınması hedefleniyor. Ayrıca, kaçırılan çocukların ailelerine bilgi verilmesi ve geri dönüşlerinin kolaylaştırılması da taslakta yer alıyor.
Diyarbakır Anneleri, bu yasanın kendileri için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Ayşe Yıldırım, 12 yaşında kaçırılan kızı için nöbet tutuyor. Yıldırım, “Devletimiz sağ olsun, bu yasa çıkarsa kızım belki döner. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Herkesten tek isteğimiz, evlatlarımıza kavuşmamıza yardımcı olmaları” dedi.
Uzmanlar, bu tür yasal düzenlemelerin terör örgütünden ayrılışı teşvik ettiğini ve ailelerin mağduriyetini gidermede önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Ancak sürecin sağlıklı işlemesi için uygulamanın şeffaf ve ailelerin bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.
Diyarbakır Anneleri'nin eylemi, sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde de dikkat çekmiş, birçok insan hakları örgütü ailelere destek vermişti. Aileler, çocuklarının terör örgütü tarafından istismar edildiğini ve devletin bu konuda daha etkili mücadele etmesini istiyor.
Sonuç olarak, 12 maddelik çerçeve yasa, Diyarbakır Anneleri'nin yıllardır süren bekleyişinde bir umut ışığı oluşturdu. Yasaların bir an önce çıkarak uygulamaya konulması, ailelerin çocuklarına kavuşmasını sağlayabilir. Ancak bu süreçte ailelerin psikolojik destek alması ve toplumsal farkındalığın artırılması da büyük önem taşıyor. Çocuklarını kaybeden her ailenin yaşadığı acı, tarif edilemez; bu nedenle devletin ve toplumun tüm kesimlerinin bu konuda duyarlı olması gerekiyor.