Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Dilay Karabulut, diyabet hastalarında kan şekerinin yüksek seyretmesine bağlı olarak ağrı sinirlerinde oluşan harabiyetin kalp krizinin belirti vermeden, sessizce gerçekleşmesine neden olabileceğini belirtti. Bu durumun ani ölüm riskini artırdığını vurgulayan Karabulut, özellikle diyabet hastalarının kalp sağlığı konusunda daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Sessiz kalp krizi nedir, neden tehlikelidir?
Sessiz kalp krizi, tipik kalp krizi belirtileri olan göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme gibi semptomların görülmediği bir kalp krizi türüdür. Doç. Dr. Dilay Karabulut, diyabet hastalarında yüksek kan şekerinin sinir uçlarına zarar vererek ağrı hissini azalttığını, bu nedenle kalp krizi sırasında hastanın ağrı duymadığını açıkladı. Karabulut, “Bu hastalar kalp krizi geçirdiklerini fark etmeyebilir, bu da tedavide gecikmeye ve ani ölüme yol açabilir” dedi.
Erken müdahale hayat kurtarır
Kalp hastalıklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Karabulut, genetik yatkınlığın da bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı. Ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan diyabet hastalarının düzenli kardiyolojik kontrollerden geçmesi gerektiğini söyleyen Karabulut, “Efor testi, ekokardiyografi gibi tetkiklerle kalp sağlığı izlenmeli, risk faktörleri belirlenmeli” diye konuştu.
Diyabet hastaları nelere dikkat etmeli?
- Kan şekeri düzenli olarak kontrol edilmeli ve hedef aralıkta tutulmalı.
- Kan basıncı ve kolesterol seviyeleri takip edilmeli.
- Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigaradan uzak durma gibi yaşam tarzı değişiklikleri benimsenmeli.
- Göğüste baskı, çene veya sırtta ağrı gibi atipik belirtiler dahi ciddiye alınmalı.
- Yılda en az bir kez kardiyoloji kontrolüne gidilmeli.
Uzmanlar, diyabet hastalarının sessiz kalp krizi riskini azaltmak için kan şekeri, tansiyon ve kolesterolü sıkı kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, düzenli kardiyolojik muayeneler ile kalp krizi riskinin erken dönemde tespit edilebileceği belirtiliyor.
Türkiye'de diyabet görülme sıklığının her geçen yıl arttığına dikkat çeken sağlık otoriteleri, bu hastaların kalp sağlığına yönelik farkındalığının artırılması gerektiğini vurguluyor. Sessiz kalp krizinin önlenebilir bir durum olduğunun altını çizen Doç. Dr. Karabulut, “Erken teşhis ve düzenli takip ile bu risk minimize edilebilir” ifadelerini kullandı.