Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yeni yasa dışı yerleşim birimlerinin inşasını onaylamasını sert bir dille kınadı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu hükümetinin "toprak gaspı" yaptığı ve yerleşimci terörünü teşvik ettiği vurgulandı. Açıklamada, bu adımların iki devletli çözümün temellerini hedef aldığı belirtildi.
Netanyahu hükümetine sert suçlama
Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in söz konusu kararının uluslararası hukuka açık bir ihlal olduğunu kaydetti. Açıklamada, "İsrail yönetiminin işgal altındaki Filistin topraklarında yeni yerleşim birimleri inşa etme kararı, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler kararlarının açık ihlalidir. Bu karar, bölgede barış ve istikrarı baltalamaktadır" ifadelerine yer verildi.
Bakanlık, İsrail'in bu tutumunun Filistin halkının meşru haklarını gasp etmeye yönelik olduğunu belirterek, uluslararası toplumu İsrail üzerinde baskı kurmaya çağırdı. Açıklamada ayrıca, yerleşimci şiddetinin son dönemde arttığına dikkat çekilerek, "Yerleşimci terörü, Filistinli sivilleri hedef almakta ve bölgede gerginliği tırmandırmaktadır" denildi.
İki devletli çözüm tehdit altında
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, İsrail'in yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin iki devletli çözümün temellerini hedef aldığı vurgulandı. Açıklamada, "İsrail'in bu eylemleri, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını engellemeye yöneliktir" ifadesi kullanıldı.
Bakanlık, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin süreceğini belirterek, "Türkiye, Filistin halkının meşru haklarını savunmaya ve uluslararası platformlarda bu haksızlıklara karşı mücadele etmeye devam edecektir" dedi. Açıklamada ayrıca, İsrail'in bu tür tek taraflı adımlarının barış sürecine onarılmaz zararlar verdiği kaydedildi.
Uluslararası tepkiler
İsrail'in yeni yerleşim kararına uluslararası camiadan da tepkiler geliyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, kararı kınayan açıklamalar yaptı. AB Dış İlişkiler Sözcüsü, "Yerleşim faaliyetleri uluslararası hukuka aykırıdır ve iki devletli çözümü imkansız hale getirmektedir" dedi.
Filistin yönetimi ise kararı "savaş suçu" olarak nitelendirdi ve İsrail'e karşı uluslararası mahkemelerde hukuki süreç başlatılacağını duyurdu. Hamas da kararı kınayarak, "İsrail'in bu saldırganlığına karşı direniş hakkımızı kullanacağız" açıklaması yaptı.
Yerleşimci şiddeti artıyor
Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında yer alan bir diğer önemli nokta ise yerleşimci şiddetindeki artış oldu. Son aylarda Batı Şeria'da yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında belirgin bir artış yaşanıyor. BM verilerine göre, 2024 yılının ilk çeyreğinde 100'den fazla yerleşimci saldırısı kaydedildi. Bu saldırılarda çok sayıda Filistinli yaralanırken, ev ve tarım arazileri de zarar gördü.
Bölgedeki sivil toplum örgütleri, İsrail güvenlik güçlerinin yerleşimcilere karşı etkili bir müdahalede bulunmadığını ve hatta bazı durumlarda yerleşimcileri desteklediğini iddia ediyor. Bu durum, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından da eleştiriliyor.
Türkiye'nin tutumu ve bölgesel etkiler
Türkiye, uzun yıllardır Filistin davasına güçlü destek veriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birçok kez İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalini ve yerleşim politikalarını eleştirdi. Türkiye, ayrıca Kudüs'ün statüsü konusunda da hassasiyetini koruyor.
Analistler, İsrail'in yeni yerleşim kararının bölgedeki gerginliği daha da artırabileceğini belirtiyor. Özellikle Ramazan ayı öncesinde bu tür adımların, Filistin'de yeni bir çatışma dalgasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Bölgedeki güvenlik uzmanları, uluslararası toplumun İsrail üzerinde daha etkili baskı kurması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, İsrail'in bu hamlesi, ABD'nin arabuluculuk çabalarını da zora sokabilir. Washington yönetimi, şu ana kadar yerleşim kararına sınırlı tepki gösterirken, uluslararası kamuoyu ABD'nin daha net bir tutum almasını bekliyor. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, ABD'nin İsrail'e yönelik geleneksel desteğinin devam ettiğini ancak mevcut durumun bu desteği sorgulanır hale getirdiğini ifade ediyor.
Sonuç olarak, Dışişleri Bakanlığı'nın sert tepkisi, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği önemi bir kez daha ortaya koyuyor. İsrail'in yasa dışı yerleşim faaliyetleri, yalnızca Filistin halkının haklarını ihlal etmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgesel barışı da tehdit ediyor. Uluslararası toplumun bu konuda daha kararlı adımlar atması, iki devletli çözümün geleceği için hayati önem taşıyor. Türkiye'nin bu konudaki tutumu, bölgedeki diğer ülkeler tarafından da yakından izleniyor.