Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 dönemine ilişkin dış ticaret endekslerini yayımladı. Verilere göre, ihracat ve ithalat miktarlarında bir önceki yılın aynı ayına kıyasla gerileme yaşandı. İhracat birim değer endeksi yıllık bazda artarken, ithalat birim değer endeksindeki yükseliş daha güçlü oldu. Bu gelişmelerin sonucunda dış ticaret haddi 4 puan azalarak 91,3 seviyesine indi. Dış ticaret açığındaki genişleme eğilimi, dış finansman ihtiyacına yönelik endişeleri artırdı.
İhracat ve İthalat Miktarında Gerileme
TÜİK'in açıkladığı Temmuz 2026 dış ticaret endekslerine göre, ihracat miktar endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %2,1 azaldı. İthalat miktar endeksi ise %3,4 oranında düşüş gösterdi. Miktar bazındaki bu daralma, küresel talepteki yavaşlama ve yurt içi ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Dış ticaret haddi, ihracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine oranı olarak hesaplanıyor. Temmuz 2026'da ihracat birim değer endeksi yıllık %5,2 artarken, ithalat birim değer endeksi %9,7 yükseldi. Böylece dış ticaret haddi, geçen yılın aynı dönemindeki 95,3 seviyesinden 91,3'e geriledi. Bu durum, ihracat gelirlerinin ithalat giderlerini karşılama oranının azaldığını gösteriyor.
Dış Ticaret Açığındaki Artış
Temmuz ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre %12,3 artarak 8,7 milyar dolara yükseldi. İhracat 20,1 milyar dolar, ithalat ise 28,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, dış ticaret açığının son 12 aylık toplamının 102 milyar dolara ulaştığını ortaya koyuyor.
Dış ticaret açığındaki genişlemede, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve ara malı ithalatındaki artış etkili oldu. İhracat pazarlarındaki zayıf talep, ihracat artışını sınırlarken, ithalat birim değerindeki yükseliş maliyetleri artırdı. Ekonomistler, dış ticaret haddindeki düşüşün cari açık üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çekiyor.
Sektörel ve Ülke Bazlı Gelişmeler
Temmuz ayında imalat sanayi ürünleri ihracatı %1,8 azalırken, madencilik ve taşocakçılığı ürünleri ihracatı %4,5 geriledi. Tarım, ormancılık ve balıkçılık ürünleri ihracatı ise %2,3 arttı. İthalatta ise ara malları %4,1, sermaye malları %2,7 ve tüketim malları %5,3 düşüş gösterdi.
En fazla ihracat yapılan ülkeler sıralamasında Almanya, Irak ve ABD ilk sıralarda yer aldı. İthalatta ise Çin, Rusya ve Almanya başı çekiyor. Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat %3,2 azalırken, Orta Doğu ülkelerine ihracat %1,5 arttı.
Ekonomistlerin Değerlendirmesi
Dış ticaret verilerini değerlendiren ekonomistler, ihracat ve ithalattaki düşüşün küresel ekonomik yavaşlama ve jeopolitik risklerden kaynaklandığını belirtiyor. Dış ticaret haddindeki gerilemenin, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını artırabileceği ve cari açığın genişlemesine yol açabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, ihracat birim değerindeki artış, ihraç edilen ürünlerin katma değerinin yükseldiğine işaret ediyor. Ancak ithalat birim değerindeki daha hızlı artış, enerji ve ara malı fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle dış ticaret haddini aşağı çekiyor.
Hükümetin Politikaları ve Beklentiler
Hükümet, dış ticaret açığını azaltmak için ihracatı teşvik edici politikalar izliyor. Yeni pazarlar bulma, katma değerli üretim ve yerli enerji kaynaklarının kullanımı öncelikli hedefler arasında. Ticaret Bakanlığı, yıl sonunda ihracatın 250 milyar doları aşmasını bekliyor. Ancak küresel talep koşulları ve kur dalgalanmaları bu hedefi zorlaştırabilir.
Önümüzdeki dönemde açıklanacak veriler, dış ticaret açığının seyri açısından belirleyici olacak. Merkez Bankası'nın para politikası ve maliye politikasındaki gelişmeler, dış ticaret dengesi üzerinde etkili olmaya devam edecek.
Bağımsız Değerlendirme
Temmuz 2026 dış ticaret verileri, Türkiye ekonomisinin dışa bağımlılığının sürdüğünü ve dış ticaret haddindeki bozulmanın cari açık üzerindeki riskleri artırdığını gösteriyor. İhracat ve ithalattaki miktar düşüşü, küresel ekonomik yavaşlamanın etkilerini yansıtırken, birim değerlerdeki farklılaşma dış ticaret haddini aşağı çekiyor. Uzun vadede, katma değerli ihracat ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, dış ticaret dengesinin iyileştirilmesi için kritik önem taşıyor. Ancak kısa vadede, küresel koşullar ve iç talep dinamikleri, dış ticaret açığının kontrol altına alınmasını zorlaştırabilir.