Dilovası'nda 3'ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği iş cinayetine ilişkin davada, Dilovası Belediyesi'nde bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi. İncelemenin ardından açıklama yapmak isteyen aileler ile sanık avukatlarından İrfan Öge arasında gerginlik yaşandı. Aileler, Öge'nin 15 yaşında yaşamını yitiren Nisanur ve diğer çocuk işçilerin ailelerine yönelik "Çocuğunuzu neden çalışmaya gönderdiniz?" sorusunu yönelttiğini belirterek tepki gösterdi.
Bilirkişi İncelemesi ve Tartışma
Olay, Dilovası'nda faaliyet gösteren bir iş yerinde meydana gelen ve 3'ü çocuk olmak üzere toplam 7 işçinin ölümüyle sonuçlanan iş cinayetinin ardından açılan dava kapsamında yaşandı. Davanın seyrini etkileyecek bilirkişi incelemesi için Dilovası Belediyesi'ne gidildi. Bilirkişi heyeti, belediye binasında incelemelerde bulunarak ilgili birimlerden bilgi ve belge topladı.
İncelemenin tamamlanmasının ardından basın açıklaması yapmak isteyen işçi aileleri, sanık avukatı İrfan Öge ile karşı karşıya geldi. İddiaya göre Öge, ailelere dönerek "Çocuğunuzu neden çalışmaya gönderdiniz?" diye sordu. Bu soru üzerine aileler büyük tepki gösterdi ve aralarında sözlü tartışma çıktı. Tartışma sırasında aileler, çocuklarının çalışmak zorunda kaldığını, ekonomik koşulların aileleri bu duruma ittiğini dile getirdi.
15 yaşındaki Nisanur'un ailesi, kızlarının çalışmak zorunda kaldığını ancak işverenin gerekli iş güvenliği önlemlerini almadığını vurguladı. Aileler, sanık avukatının sorusunu "suçu ailelere yıkmaya yönelik bir girişim" olarak nitelendirdi.
Davanın Arka Planı ve İş Cinayeti
Dilovası'ndaki iş cinayeti, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı en ağır iş kazalarından biri olarak kayıtlara geçti. Olayda, aralarında çocukların da bulunduğu 7 işçi, iş yerinde meydana gelen patlama veya yangın sonucu hayatını kaybetti. İlk soruşturmada işverenin iş güvenliği kurallarını ihlal ettiği, çocuk işçi çalıştırdığı ve gerekli denetimlerin yapılmadığı iddia edildi.
Dava sürecinde bilirkişi raporları ve tanık ifadeleri kritik önem taşıyor. Dilovası Belediyesi'ndeki inceleme, iş yerinin ruhsat, denetim ve izin süreçlerine ilişkin belgelerin toplanması açısından önemli görülüyor. Belediyenin ilgili birimlerinin iş yerini denetleyip denetlemediği, eksiklikleri tespit edip etmediği gibi konular bilirkişi raporuna yansıyacak.
Olayın ardından kamuoyunda büyük tepki oluşmuş, iş cinayetlerine karşı mücadele eden sivil toplum kuruluşları ve sendikalar adalet çağrısı yapmıştı. Aileler, defalarca adliye önünde eylem yaparak sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Türkiye'de iş cinayetleri ve çocuk işçiliği uzun süredir tartışılan bir sorun. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünyada 160 milyondan fazla çocuk işçi bulunuyor. Türkiye'de de özellikle tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde çocuk işçiliği yaygın. Uzmanlar, ekonomik sıkıntılar, eğitime erişim sorunları ve denetim eksikliğinin çocuk işçiliğini beslediğini belirtiyor.
Hukuki Süreç ve Beklentiler
Dava, işveren ve sorumlular hakkında "taksirle ölüme neden olma" ve "çocuk işçi çalıştırma" suçlamalarıyla devam ediyor. Sanık avukatlarının savunma stratejisi ise aileleri suçlayıcı ifadelerle gündeme geldi. Hukukçular, bilirkişi raporunun sanıkların kusur durumunu netleştireceğini ve mahkemenin vereceği kararı doğrudan etkileyeceğini söylüyor.
Aileler, bir sonraki duruşmada bilirkişi raporunun açıklanmasını ve sanıkların cezalandırılmasını bekliyor. Dava, iş cinayetlerinde adalet arayışının simgesi haline gelmiş durumda. Kamuoyu, çocuk işçiliğinin önlenmesi ve iş güvenliği denetimlerinin artırılması için yetkililere çağrı yapıyor.
Dilovası'ndaki bu dava, sadece bir iş kazasının değil, aynı zamanda denetimsizlik, yoksulluk ve çocuk işçiliği gibi yapısal sorunların da yargılandığı bir süreç olarak öne çıkıyor. Ailelerin yaşadığı acı ve adalet arayışı, Türkiye'de işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor.