Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 2024 yılında meydana gelen ve üçü çocuk olmak üzere yedi işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın dördüncü celsesi tamamlandı. Duruşmada, dönemin Dilovası Belediyesi Zabıta Müdürü'nün denetim eksikliğini kabul ettiği ve fabrikanın üst katını tespit etmediklerini belirttiği öğrenildi. Mahkeme, tutukluluk talebini değerlendirerek eski müdürü tutukladı.
Duruşma Detayları ve Sanık Savunması
Davanın dördüncü celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, hayatını kaybeden işçilerin aileleri, avukatları ve sanıklar katıldı. Eski Zabıta Müdürü, savunmasında fabrikanın ruhsatsız olduğunu ve denetimler sırasında üst katın kullanıldığını fark etmediklerini ifade etti. "Denetimlerimiz sırasında binanın üst katında herhangi bir faaliyet olduğunu görmedik. Yangın çıktıktan sonra bu katın da kullanıldığını öğrendik" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutuklanmasına karar verdi.
Yangın, 2024 yılı Mart ayında Dilovası'ndaki bir parfüm fabrikasında meydana gelmişti. İddialara göre, fabrikada kimyasal maddelerin uygun olmayan koşullarda depolanması ve havalandırma sisteminin yetersizliği yangına davetiye çıkarmıştı. Olayda, yaşları 16 ile 18 arasında değişen üç çocuk işçi ile dört yetişkin işçi hayatını kaybetmişti. Yangının ardından yürütülen soruşturmada, fabrika sahibi ve yöneticileri hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçlamasıyla dava açılmıştı. Dava sürecinde, belediye zabıta biriminin denetim görevini yerine getirmediği iddia edilmişti.
Denetim Eksikliği ve Arka Plan
Dilovası, Kocaeli'nin sanayi bölgelerinden biri olarak birçok fabrikaya ev sahipliği yapıyor. Ancak son yıllarda artan iş kazaları ve yangınlar, denetim mekanizmalarının yetersizliğini gündeme getiriyor. Uzmanlar, özellikle kimyasal madde üretimi yapan tesislerde düzenli denetimlerin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Bu olayda, zabıta müdürünün üst katı tespit etmediklerini belirtmesi, denetimlerin yüzeysel yapıldığını gösteriyor. Öte yandan, fabrikanın kaçak olarak faaliyet gösterdiği ve çocuk işçi çalıştırdığı iddiaları da soruşturma kapsamında ele alınıyor.
Dava sürecinde, bilirkişi raporları da dikkat çekici. Raporda, fabrikanın yangın güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğu, acil çıkış kapılarının kilitli olduğu ve çalışanların tahliyesi için yeterli planlama yapılmadığı belirtilmişti. Ayrıca, işyerinde çocuk işçi çalıştırıldığına dair bulgular da raporda yer almıştı. Bu raporlar, hem işverenin hem de denetimden sorumlu kamu görevlilerinin sorumluluğunu ortaya koyuyor.
Toplumsal Tepkiler ve Hukuki Süreç
Yangın sonrası Dilovası'nda ve çevre illerde protestolar düzenlenmiş, işçi sendikaları ve sivil toplum kuruluşları denetimlerin artırılması çağrısında bulunmuştu. Aileler, adaletin sağlanması için davanın takipçisi olacaklarını belirtiyor. Duruşma sonrası açıklama yapan bir avukat, "Bu dava, denetim eksikliğinin ne kadar ciddi sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Yetkililerin görevlerini yapmaması nedeniyle 7 insan hayatını kaybetti" dedi.
Davanın ilerleyen celselerinde, diğer sanıkların da savunmaları alınacak ve tanıklar dinlenecek. Mahkeme, tutuklanan eski zabıta müdürünün yanı sıra diğer sanıklar hakkında da tutukluluk taleplerini değerlendirecek. Karar duruşmasının önümüzdeki aylarda yapılması bekleniyor.
Olay, Türkiye'de iş güvenliği ve denetim mekanizmalarının sorgulanmasına yol açtı. Benzer faciaların yaşanmaması için yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması ve denetimlerin etkin hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ancak, denetimlerin yetersizliği ve cezasızlık algısı, kamuoyunda endişe yaratmaya devam ediyor.