Muğla kamuoyunun aylardır yakından takip ettiği “Dijital Kumpas” davasında savcılık iddianamesi tamamlandı ve mahkeme tarafından kabul edildi. SABAH Gazetesi’nin ulaştığı iddianameye göre, aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletvekilleri ve Muğla Valisi’nin de bulunduğu kamu görevlilerine yönelik dijital ortamda hakaret ve tehdit içerikli paylaşımlar yaptıkları iddia edilen 9 sanık hakkında 56 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İddianamenin detayları
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların sosyal medya platformları üzerinden organize bir şekilde kamu görevlilerini hedef alan paylaşımlar yaptıkları belirtiliyor. Sanıkların, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret, kamu görevlisine hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, suç işlemeye alenen tahrik ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçlarından cezalandırılmaları isteniyor. İddianamede, sanıkların eylemlerinin “baskı ve korku oluşturma” amacı taşıdığı ve bu nedenle cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sanık ifadeleri ve savunmalar
İddianamede yer alan sanık ifadelerinde, şüphelilerin bir kısmı suçlamaları reddederken, bir kısmı ise paylaşımlarını ifade özgürlüğü kapsamında yaptıklarını öne sürdü. Ancak savcılık, sanıkların paylaşımlarının eleştiri sınırlarını aştığını ve doğrudan hedef gösterici nitelikte olduğunu kaydetti. Dosyada, sanıklar arasındaki dijital iletişim kayıtları ve paylaşımların zamanlaması gibi teknik delillere de yer verildi.
Davanın toplumsal boyutu
Dava, dijital ortamda işlenen suçların cezalandırılması açısından emsal niteliği taşıyor. Özellikle kamu görevlilerine yönelik sosyal medya paylaşımlarının hukuki sınırlarını belirlemesi beklenen dava, aynı zamanda ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki dengeyi de gündeme getiriyor. Hukukçular, bu tür davaların Türkiye’de dijital suçlarla mücadelede önemli bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor.
Bağımsız değerlendirme
Dijital Kumpas davası, Türkiye’de sosyal medya kullanımının hukuki çerçevesini bir kez daha tartışmaya açmış durumda. Bir yandan ifade özgürlüğünün korunması, diğer yandan kamu görevlilerinin hedef alınmasının önlenmesi arasında hassas bir denge kurmayı amaçlayan iddianame, yargı sürecinin nasıl işleyeceği merakla bekleniyor. Mahkemenin vereceği karar, gelecekte benzer davalara emsal teşkil edebilir.