Türkiye'de 2025-2026 eğitim öğretim yılı başlarken, devlet okullarında eğitim ücretsiz olsa da ailelerin karşılaştığı gerçek maliyet hızla artıyor. Kırtasiye, okul kıyafeti, beslenme ve ulaşım gibi kalemler, bir öğrencinin yıllık masrafını ciddi boyutlara taşıyor. Eğitim enflasyonu, velilerin bütçesinde derin yaralar açarken, özellikle dar gelirli aileler için bu yük daha da ağırlaşıyor.
Devlet Okulu Masrafları Kalem Kalem
Bir öğrencinin devlet okulunda bir yıllık eğitim masrafı, okul türüne ve şehre göre değişmekle birlikte, ortalama 15.000 TL ile 25.000 TL arasında değişiyor. Bu tutar, sadece zorunlu ihtiyaçlar göz önüne alındığında bile aile bütçesini zorluyor. İşte ana harcama kalemleri:
- Kırtasiye: Defter, kalem, silgi, çanta, dosya gibi temel malzemeler için yıllık ortalama 3.000-5.000 TL harcanıyor. Okulun başlangıcında toplu alımlar bu tutarı artırabiliyor.
- Okul kıyafeti: Bir öğrenci için 2-3 takım okul kıyafeti, ayakkabı ve mont gibi giyim masrafları 4.000-7.000 TL'yi buluyor. Kaliteli ürün tercih eden aileler için bu rakam daha da yükseliyor.
- Yemek ve beslenme: Okul kantini veya dışarıdan yemek yiyen öğrenciler için aylık 1.500-2.500 TL arasında bir gider oluşuyor. Yıllık bazda bu tutar 15.000 TL'ye kadar çıkabiliyor.
- Ulaşım: Okula servisle giden öğrenciler için aylık servis ücreti 2.000-4.000 TL arasında değişiyor. Yıllık ulaşım maliyeti 20.000 TL'yi aşabiliyor. Toplu taşıma kullananlar için ise aylık öğrenci kartı masrafı 500-800 TL civarında.
- Ekstra kurs ve etkinlikler: Velilerin çocuklarını desteklemek için aldığı özel ders, kurs veya okul dışı etkinlikler ise ayrı bir yük. Bu kalemler yıllık 10.000 TL'yi geçebiliyor.
Bu kalemler bir araya geldiğinde, devlet okulunda okuyan bir öğrencinin ailesine yıllık maliyeti 40.000 TL'yi bulabiliyor. Özellikle büyükşehirlerde bu rakam 60.000 TL'ye kadar çıkıyor.
Eğitim Enflasyonu ve Bütçe Baskısı
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, eğitim harcamalarındaki fiyat artışı genel enflasyonun üzerinde seyrediyor. 2025 yılı Ağustos ayında yıllık enflasyon %58,94 olarak açıklanırken, eğitim kalemindeki enflasyon %65'in üzerinde gerçekleşti. Bu durum, ailelerin eğitim bütçesini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2025-2026 eğitim yılı için yaptığı açıklamalara göre, devlet okullarında kayıt parası alınmıyor. Ancak veliler, "bağış" adı altında okullara ek ücret ödemeye devam ediyor. Bu bağışlar, okulun ihtiyaçlarına göre değişmekle birlikte, yıllık 2.000 TL ile 10.000 TL arasında talep edilebiliyor. Eğitim Sen ve Eğitim-İş gibi sendikalar, bu uygulamanın yasal olmadığını ve veliler üzerinde baskı oluşturduğunu sık sık dile getiriyor.
Öte yandan, hükümetin eğitim destekleri de sınırlı. Şartlı Eğitim Yardımı gibi programlar, dar gelirli ailelere aylık 500-1.000 TL arasında destek sağlıyor. Ancak bu tutar, artan maliyetler karşısında yetersiz kalıyor. Aileler, çocuklarının eğitimi için borçlanma veya ikinci iş yapma gibi yollara başvuruyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Eğitim ekonomisi uzmanları, devlet okullarında ücretsiz eğitimin giderek bir mit haline geldiğini belirtiyor. Prof. Dr. Ayşe Çelik, "Devlet okullarında eğitim ücretsiz gibi görünse de, velilerin cebinden çıkan para, özel okul taksitlerine yaklaşıyor. Bu durum, eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştiriyor" diyor.
Veliler ise çözüm önerileri konusunda umutsuz. İstanbul'da iki çocuğunu devlet okuluna gönderen Fatma Yılmaz, "Kırtasiye ve kıyafet masraflarını karşılamak için kredi kartına yüklendim. Eşim ve ben ek iş yapıyoruz. Devlet okulu ücretsiz diyorlar ama biz her ay binlerce lira harcıyoruz" ifadelerini kullanıyor.
Gelecek Yıllarda Beklentiler
Eğitim masraflarının önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Enflasyonun etkisiyle kırtasiye, kıyafet ve gıda fiyatlarının yükselmesi, ailelerin yükünü ağırlaştıracak. Uzmanlar, devletin eğitim desteklerini artırması ve okullara ek bütçe sağlaması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, eğitimde fırsat eşitliği daha da zarar görecek ve dar gelirli ailelerin çocukları okuldan kopma riskiyle karşılaşacak.
Sonuç olarak, devlet okulunda 1 yıl okumanın maliyeti, aileler için ciddi bir ekonomik yük oluşturuyor. Eğitim ücretsiz olsa da fatura kabarık. Veliler, çocuklarının geleceği için bu yükün altına girmeye devam ediyor. Ancak sürdürülebilir bir çözüm bulunmadıkça, eğitimdeki eşitsizlik daha da derinleşecek gibi görünüyor.