İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, hükümetin başlattığı 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, sürecin provokatif bir hal aldığını savunarak, "Bu melun örgütün mihmandarlığında sürdürülen sürecin iyi bir senaryosu yoktur" dedi. Dervişoğlu, sürecin şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü ve milli birlik açısından riskler taşıdığını iddia etti.
Sürecin provokatif yönü
Dervişoğlu, açıklamasında sürecin nasıl provokatif bir boyuta evrildiğini anlattı. Hükümetin terörle mücadelede samimi olmadığını öne süren Dervişoğlu, "Sürecin kendisi provokatif bir sürece dönüştürüldü. Cumhuriyeti, '100 yıllık bir zulüm nizamı' olarak tanımlıyorlar. Yerel özerklik üzerinden federasyon ve konfederasyon taleplerinde bulunuyorlar. Dört parçalı Kürdistan'dan bahsediyorlar" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle Dervişoğlu, sürecin arka planında farklı siyasi hedeflerin olduğunu ima etti.
İYİ Parti lideri, sürecin terör örgütüyle mücadeleden çok, örgütün siyasi taleplerini meşrulaştırma girişimi olduğunu savundu. "Terörsüz Türkiye" adı altında yürütülen çalışmaların, terör örgütünün silah bırakmasını sağlamaktan ziyade, örgüte siyasi meşruiyet kazandırdığını belirtti. Dervişoğlu, bu durumun ülkenin bölünmez bütünlüğüne aykırı olduğunu vurguladı.
Çözüm süreci ve geri dönüş tartışmaları
Dervişoğlu'nun eleştirileri, 2013-2015 yılları arasında yürütülen ve başarısızlıkla sonuçlanan çözüm sürecini hatırlattı. O dönemde de benzer şekilde terör örgütüyle müzakere edildiği iddiaları gündeme gelmiş, ancak süreç şiddet olaylarıyla kesintiye uğramıştı. Şimdi ise hükümet, yeni bir açılım süreci başlattığını duyurdu. Ancak muhalefet, sürecin gizli yürütüldüğünü ve kamuoyundan saklandığını öne sürüyor.
İYİ Parti, sürecin Meclis çatısı altında şeffaf bir şekilde tartışılması gerektiğini savunuyor. Dervişoğlu, "Milletimizin kaderini ilgilendiren bu konular, kapalı kapılar ardında değil, Meclis kürsüsünde konuşulmalıdır" dedi. Partisinin bu süreçte milli iradeyi savunacağını ve gerektiğinde Meclis araştırması talep edeceğini açıkladı.
Uzmanlar, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin aslında PKK'nın silah bırakmasını hedeflediğini, ancak örgütün siyasi kanadının taleplerinin süreci çıkmaza soktuğunu belirtiyor. Dervişoğlu'nun açıklamaları, hükümetin bu süreçte muhalefetle yeterince istişare etmediği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Hükümetten henüz yanıt yok
Dervişoğlu'nun açıklamalarına hükümet kanadından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak daha önce yapılan açıklamalarda hükümet yetkilileri, sürecin milli güvenlik çerçevesinde yürütüldüğünü ve terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapmıştı. İktidar partisi sözcüleri, muhalefetin süreci çarpıttığını ve provokasyon yaptığını savunuyor.
İYİ Parti'nin bu çıkışı, önümüzdeki günlerde siyasetin gündemini belirleyecek gibi görünüyor. Dervişoğlu, konuşmasının devamında ekonomik sorunlara da değindi ve hükümetin terörle mücadele adı altında ekonomik krizi örtbas etmeye çalıştığını öne sürdü. Partisinin önümüzdeki seçimlerde bu konuları ana gündem maddesi yapacağını açıkladı.
Muhalefet partileri arasında ise sürece dair farklı görüşler var. CHP, süreci dikkatle izlediklerini ancak iktidarın samimiyetinden şüphe duyduklarını belirtirken, HDP kanadından sürece destek açıklamaları geliyor. Bu durum, sürecin siyasi yelpazede nasıl bir etki yaratacağını belirsizleştiriyor.
Sonuç olarak, Dervişoğlu'nun açıklamaları, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin ne kadar tartışmalı olduğunu gözler önüne seriyor. Sürecin başarısı, tarafların samimiyetine ve şeffaflığına bağlı görünüyor. Ancak muhalefetin sert tutumu, sürecin toplumsal konsensüsle yürütülmesini zorlaştırabilir. Önümüzdeki günlerde Meclis'te yapılacak görüşmeler, sürecin geleceğini belirleyecek. Kamuoyu ise hem terörle mücadelede kalıcı çözüm hem de milli birlik arasında bir denge bekliyor.