Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde evini kaybeden Barış Özbay, sonrasında sanal dünyaya bağımlı hale geldi. Tedaviyi reddeden Özbay, üzerindeki Almanca "Ben artık iflah olmam" yazılı tişörtüyle dikkat çekiyor. "Hiçbir şey istemiyorum, ben mutluyum" diyen Özbay'ın durumu, deprem sonrası ruh sağlığı ve dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Deprem sonrası kayıplar ve sanal kaçış
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, binlerce insanın hayatını derinden etkiledi. Evini kaybeden Barış Özbay da bu felaketten sonra yaşamını yeniden kurmakta zorlandı. Özbay, deprem sonrası barınma sorunları, maddi zorluklar ve psikolojik travmayla başa çıkmaya çalışırken kendini sanal dünyaya kaptırdı. İnternet oyunları, sosyal medya ve çeşitli dijital platformlarda geçirdiği saatler giderek arttı. Zamanla bu durum bir bağımlılığa dönüştü.
Yakın çevresi, Özbay'ın gerçek dünyadan kopma noktasına geldiğini ve tedavi görmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak Özbay, kendisine sunulan psikolojik destek ve rehabilitasyon tekliflerini reddediyor. "Hiçbir şey istemiyorum, ben mutluyum" diyerek tedaviyi kabul etmiyor. Bu tutumu, hem ailesini hem de uzmanları endişelendiriyor.
Tişörtündeki mesaj: 'Ben artık iflah olmam'
Barış Özbay, üzerindeki Almanca yazılı tişörtle de dikkat çekiyor. Tişörtte yer alan "Ich bin nicht mehr zu retten" ifadesi, Türkçede "Ben artık iflah olmam" anlamına geliyor. Bu mesaj, Özbay'ın içinde bulunduğu ruh halini yansıtıyor. Psikologlar, deprem sonrası travma yaşayan bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerinin farklı olabileceğini, bu tür mesajların bir yardım çağrısı olabileceğini vurguluyor.
Uzmanlar, depremzedelerin sanal dünyaya yönelmesinin altında yatan nedenleri araştırıyor. Travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve kaygı bozuklukları, kişileri dijital ortamlara itebiliyor. Sanal dünya, geçici bir kaçış ve kontrol hissi sağlarken, uzun vadede sosyal izolasyonu ve psikolojik sorunları derinleştirebiliyor.
Dijital bağımlılık ve deprem psikolojisi
Deprem gibi büyük felaketlerden sonra hayatta kalanlarda sıkça görülen ruhsal sorunlar arasında travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete ve uyku problemleri yer alıyor. Barış Özbay'ın durumu, bu sorunlara bir de dijital bağımlılığın eklendiğini gösteriyor. Uzmanlar, sanal bağımlılığın depremzedeler arasında yaygınlaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye'de deprem sonrası ruh sağlığı hizmetlerine erişim hâlâ sınırlı. Birçok depremzede, psikolojik destek alamıyor veya almaktan çekiniyor. Özbay'ın tedaviyi reddetmesi, bu hizmetlere olan güvensizliği veya damgalanma korkusunu da yansıtıyor olabilir.
Sanal dünyaya bağımlılık, sadece depremzedeler için değil, genel olarak toplum için de önemli bir sorun. Pandemi döneminde artan internet kullanımı, birçok kişide bağımlılık riskini artırdı. Deprem gibi travmatik olaylar, bu riski daha da yükseltiyor.
Ne yapılmalı?
Ruh sağlığı uzmanları, depremzedelere yönelik psikososyal destek programlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Erken müdahale, travma sonrası sorunların kronikleşmesini önleyebilir. Ayrıca dijital bağımlılık konusunda farkındalık artırılmalı ve tedavi seçenekleri yaygınlaştırılmalı.
Barış Özbay'ın durumu, deprem sonrası iyileşme sürecinin ne kadar karmaşık olabileceğini gösteriyor. Özbay'ın "mutluyum" ifadesi, aslında derin bir çaresizliğin yansıması olabilir. Onun gibi birçok depremzede, sessizce yardım bekliyor olabilir.
Toplum olarak, depremzedelerin yanında olmak ve onların sesini duymak önemli. Unutulmamalı ki, felaketlerin etkileri yıllarca sürebilir ve iyileşme için zamana, desteğe ve anlayışa ihtiyaç var.