Türkiye’de deprem başta olmak üzere afetlere hazırlık ve müdahale süreçlerinde engelli bireylerin gereksinimlerinin çoğu zaman dikkate alınmadığı ortaya çıktı. Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, engelliler hazırlık aşamasından tahliyeye, geçici barınmadan sağlık hizmetlerine erişime kadar birçok alanda ciddi engellerle karşılaşıyor. Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması ve son yıllarda yaşanan büyük depremler, bu sorunun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gündeme getirdi.
Afet hazırlık ve erken uyarı sistemlerinde erişilebilirlik sorunu
Araştırma, engelli bireylerin afet öncesi hazırlık sürecinde bilgiye erişimde güçlük çektiğini gösteriyor. Deprem uyarıları, tahliye planları ve acil durum talimatları çoğu zaman görme, işitme veya bilişsel engellilere uygun formatta sunulmuyor. Siren gibi uyarılar işitme engelliler, yazılı uyarılar ise görme engelliler için etkisiz kalıyor. Araştırmaya katılan engelli bireylerin yüzde 70’i, afet durumunda kendilerine ulaşacak bilginin erişilebilir olmadığını belirtti.
Tahliye ve barınmada erişilebilirlik açığı
Tahliye süreçlerinde engelli bireylerin özel ihtiyaçları çoğu zaman göz ardı ediliyor. Tekerlekli sandalye kullananlar için rampa veya asansör olmaması, yürüme güçlüğü çekenler için uygun yolların bulunmaması tahliyeyi imkansız hale getirebiliyor. Geçici barınma alanlarında da durum farklı değil. Engellilere uygun tuvalet, duş ve yatak düzeni olmayan çadır ve konteynerler, onların temel ihtiyaçlarını karşılamasını engelliyor. Araştırmaya göre, geçici barınma alanlarının yalnızca yüzde 15’i engelli erişimine uygun.
Sağlık hizmetlerine erişimde ayrımcılık
Afet sonrası sağlık hizmetlerine erişim de engelli bireyler için ayrı bir sorun alanı. Mobil sağlık ekipleri ve hastaneler, engellilerin ihtiyaç duyduğu özel tıbbi malzeme, ilaç ve rehabilitasyon hizmetlerini sağlamada yetersiz kalıyor. İşitme engelliler için işaret dili tercümanı, görme engelliler için braille materyal veya sesli yönlendirme gibi destekler çoğu zaman bulunmuyor. Araştırma, engelli bireylerin afet sonrası sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştıkları engellerin, onların iyileşme sürecini ciddi şekilde uzattığını ortaya koyuyor.
Engelli bireylerin talepleri dikkate alınmıyor
Engelli bireylerin afet yönetimi süreçlerine katılımı da yetersiz. Afet planları hazırlanırken engelli dernekleri veya temsilcilerinin görüşleri alınmıyor. Bu durum, planların gerçek ihtiyaçları yansıtmamasına yol açıyor. Araştırmaya katılan engelli bireylerin yüzde 80’i, afet planlamasında kendilerine danışılmadığını belirtti. Uzmanlar, afet yönetiminde “hiçbirimiz hakkımızda bizsiz” ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bağımsız değerlendirme: Erişilebilirlik bir tercih değil, zorunluluk
Türkiye’nin deprem gerçeği, engelli bireylerin afet süreçlerinde yaşadığı sorunların çözümünü daha da acil kılıyor. Engelli bireylerin gereksinimleri dikkate alınmadığında, afetlerde en savunmasız gruplardan biri haline geliyorlar. Oysa erişilebilirlik, sadece bir insan hakkı değil, aynı zamanda etkili bir afet yönetiminin de temel bileşeni. Bu araştırma, sorunun ne kadar yaygın olduğunu gösterirken, çözüm için de yol haritası sunuyor: Engelli bireylerin afet planlamasına dahil edilmesi, erişilebilir uyarı sistemlerinin kurulması, barınma ve sağlık hizmetlerinin evrensel tasarım ilkelerine göre düzenlenmesi. Aksi halde, bir sonraki depremde engelli yurttaşlarımızı yine yalnız bırakma riskiyle karşı karşıya kalırız.