6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, bazı çevreler yardım çalışmalarında devleti zayıf göstermek için Haluk Levent ve Ahbap Derneği'ni öne çıkardı. Ancak şimdi bu kişiler, Levent'in dernek kasasında biriken milyarlarca liralık bağışın akıbetini sorguluyor. Depremin ilk günlerinde Ahbap'ın hızlı müdahalesi takdir toplarken, sonrasında ortaya çıkan mali tablo tartışma yarattı.
Milyarlık bağışlar ve şeffaflık sorunu
Haluk Levent, deprem sonrası Ahbap Derneği adına topladığı bağışlarla gündeme gelmiş, devlet kurumlarını gölgede bırakan bir imaj çizmişti. Ancak derneğin mali raporlarının geç açıklanması ve bazı harcamaların sorgulanması üzerine, bağışçılar ve kamuoyu şeffaflık talep etmeye başladı. Özellikle sosyal medyada 'Ahbap kasası' etiketiyle yapılan paylaşımlarda, toplanan 5 milyar lirayı aşkın bağışın ne kadarının depremzedelere ulaştığı merak konusu oldu.
Devlet mi, sivil toplum mu?
Depremin hemen ardından devlet kurumlarının arama-kurtarma çalışmaları ve yardım dağıtımında yetersiz kaldığı eleştirileri yapılırken, Ahbap gibi sivil toplum kuruluşları ön plana çıkmıştı. Ancak uzmanlar, afet yönetiminde devletin koordinasyon rolünün asla ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Aradan geçen zamanda, devlet kurumlarının deprem bölgesinde yürüttüğü kapsamlı çalışmalar takdir toplarken, Ahbap'ın mali işleyişindeki belirsizlikler eleştirilerin odağı oldu.
Haluk Levent'ten ilk açıklama
Eleştirilerin artması üzerine Haluk Levent, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak derneğin tüm hesaplarının bağımsız denetimden geçtiğini ve şeffaf olduğunu savundu. Ancak bu açıklama, özellikle muhalif kesimin tepkisini çekti; 'Şimdi dilleri tutuldu' yorumları yapıldı. Levent, aleyhindeki kampanyaları 'eski düzenin oyunları' olarak nitelendirdi.
Bağımsız değerlendirme
Afet dönemlerinde sivil toplum kuruluşlarının hızlı hareket etmesi önemlidir, ancak toplanan bağışların şeffaf biçimde raporlanması da en az o kadar kritiktir. Bu tartışma, Türkiye'deki bağış kültürü ve sivil toplum denetimi konusunda önemli bir sınav niteliği taşımaktadır. Gelecekteki afetlerde benzer sorunların yaşanmaması için yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiği açıktır.