Hatay'da 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin ardından yaşadığı travma sonrası üniversite eğitimini bırakarak kendini tamamen sanal dünyaya kapatan Barış Özbay, "Telefonumun şarjı olmadığında duvarı izliyorum, ben mutluyum" sözleriyle yaşadığı durumu savundu. Tedavi tekliflerini reddeden genç, giydiği tişörtteki Almanca yazıyla da dikkat çekti. Annesi ise oğlunun bu yaşam tarzını kabullendiğini belirtti.
Deprem Sonrası Hayatı Değişen Genç
Barış Özbay, Hatay'da yaşanan deprem felaketinde evini ve yakınlarını kaybetmenin acısını yaşadı. Felaketin ardından psikolojik destek almayı reddeden Özbay, üniversite eğitimini yarıda bıraktı. Kendini bilgisayar oyunlarına ve sosyal medyaya adayan genç, zamanının neredeyse tamamını sanal ortamda geçiriyor. Ailesiyle iletişimi asgari düzeye indiren Özbay, dış dünyayla bağlantısını yalnızca internet üzerinden kuruyor.
Özbay'ın annesi Ayşe Özbay, oğlunun depremden sonra içine kapandığını ve sanal dünyayı bir kaçış olarak gördüğünü ifade etti. Anne Özbay, "Oğlumun bu haline üzülüyorum ama artık kabullendim. Onu zorla tedaviye götüremem, kendi kararı. Mutlu olduğunu söylüyor, ben de saygı duyuyorum" dedi. Ancak uzmanlar, bu tür bir kaçışın uzun vadede ruh sağlığını daha da bozabileceği uyarısında bulunuyor.
Sanal Dünyaya Sığınmanın Psikolojik Boyutu
Psikiyatrist Dr. Elif Demir, deprem gibi büyük travmalar sonrası kişilerin sanal dünyaya yönelmesinin yaygın bir savunma mekanizması olduğunu belirtti. Demir, "Bu tür durumlarda kişi gerçeklikten kaçmak için interneti bir sığınak olarak kullanabilir. Ancak bu geçici bir rahatlama sağlar, altta yatan travma tedavi edilmezse sorunlar derinleşir" diye konuştu. Özbay'ın durumunun deprem sonrası stres bozukluğu (PTSD) belirtisi olabileceğini vurgulayan Demir, profesyonel yardım almanın önemine dikkat çekti.
Barış Özbay'ın giydiği tişörtteki Almanca yazı ise sosyal medyada tartışma yarattı. Tişörtte "Ich bin Kunst" (Ben sanatım) yazdığı görüldü. Bu ifade, Özbay'ın kendini ifade etme biçimi olarak yorumlandı. Bazı kullanıcılar gencin durumuna empati gösterirken, bazıları ise ailesinin daha fazla çaba göstermesi gerektiğini savundu.
Deprem Sonrası Ruh Sağlığı Hizmetleri Yetersiz
Türkiye'de deprem bölgesinde ruh sağlığı hizmetlerine erişim hala sınırlı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, depremden etkilenen 11 ilde psikolojik destek alan kişi sayısı beklenenin altında. Uzmanlar, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerin tedaviye yönlendirilmesi için daha fazla mobil ekip ve toplum temelli programlara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Özbay gibi gençlerin sanal bağımlılık riskiyle karşı karşıya olduğu, bunun da sosyal izolasyonu artırdığı ifade ediliyor.
Özbay'ın durumu, deprem sonrası gençler arasında teknoloji bağımlılığının arttığına dair endişeleri gündeme getiriyor. Uzmanlar, ailelerin çocuklarının davranış değişikliklerini yakından takip etmeleri ve gerektiğinde profesyonel destek almaları konusunda uyarıyor. Barış Özbay örneği, travmanın bireysel etkilerinin yanı sıra toplumsal destek mekanizmalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.