İstanbul Zeytinburnu açıklarında demirli AZRA C gemisinde 10 aydır alıkonulan 4 mürettebat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun talimatıyla yürütülen çalışmalar sonucu özgürlüğüne kavuştu. Denizciler, uzun süren bekleyişin ardından karaya ayak basarak ülkelerine dönüş yolculuğuna başladı. Hürriyet gazetesinin gündeme getirdiği mağduriyet, bakanlık yetkililerini harekete geçirmişti.
Gemide mahsur kalan denizciler
AZRA C isimli gemi, İstanbul Zeytinburnu açıklarında demirli halde beklerken, içindeki 4 denizci maaş ve çalışma koşulları nedeniyle yaşadıkları sorunlar sonucu gemiden ayrılamadı. Denizciler, yaklaşık 10 ay boyunca gemide yaşamak zorunda kaldı. Durumun basına yansıması üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Denizcilik Genel Müdürlüğü aracılığıyla sürece dahil oldu.
Bakan Uraloğlu'nun talimatı
Bakan Uraloğlu'nun talimatıyla başlatılan hukuki ve idari süreç kapsamında, geminin bağlama limanı ve bayrak devletiyle yapılan yazışmalar sonuç verdi. Denizcilerin gemiden ayrılmasına izin verildi. Mürettebat, sağlık kontrollerinin ardından pasaport ve seyahat belgelerini teslim alarak ülkelerine dönüş yaptı. Bakanlık yetkilileri, benzer durumların yaşanmaması için uluslararası denizcilik sözleşmelerine uygun denetimlerin sıklaştırılacağını açıkladı.
Hürriyet'in duyurduğu mağduriyet
Olay, Hürriyet gazetesinin 'Denizciler 10 aydır gemide esir' başlıklı haberiyle kamuoyuna duyurulmuştu. Haberin ardından sosyal medyada da geniş yankı uyandıran mağduriyet, ilgili bakanlık ve sivil toplum kuruluşlarının harekete geçmesine neden oldu. Denizciler, tahliye sürecinde kendilerine sağlanan destek için teşekkür ederken, benzer durumda olan diğer denizcilerin de sesinin duyulmasını istedi.
Denizcilik sektöründe çalışan hakları
Bu olay, denizcilik sektöründe çalışanların karşılaştığı sorunları bir kez daha gündeme taşıdı. Uzun süreli gemi beklemeleri, maaş ödemelerindeki aksaklıklar ve sözleşme ihlalleri, denizcilerin en sık karşılaştığı problemler arasında yer alıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Denizcilik Çalışma Sözleşmesi (MLC) kapsamında, gemi sahiplerinin mürettebata karşı yükümlülükleri bulunuyor. Ancak uygulamada bu kuralların ihlal edildiği durumlarla sıkça karşılaşılıyor.
Denizcilerin özgürlüğüne kavuşması, benzer mağduriyetlerin çözümü açısından örnek teşkil ediyor. Yetkililerin hızlı müdahalesi, bu tür insanlık dramlarının önlenmesinde devletin rolünü bir kez daha ortaya koydu. Gelecekte benzer olayların yaşanmaması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, denizcilerin haklarının korunması adına kritik önem taşıyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın bu konudaki kararlı tutumu, uluslararası denizcilik camiasında da takdirle karşılandı. Denizcilik sektörü, insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlanması ve denizcilerin temel haklarının güvence altına alınması için daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç duyuyor.