Komedyen Deniz Göktaş'ın YouTube'da milyonlarca izlenen "Ölü Deniz" adlı gösterisine erişim engeli getirildi. Gösteri, Göktaş'ın gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasına gerekçe olan ifadeleri içeriyor. 30 Mart 2025 tarihinde başlatılan erişim engeli, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararla uygulamaya kondu. Karar, gösterinin hem YouTube hem de diğer platformlardan kaldırılmasını sağladı.
Gözaltı ve tutuklama süreci
Deniz Göktaş, 27 Mart 2025'te İstanbul'da gözaltına alındı. Gösterisinde "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 28 Mart'ta sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Avukatı, müvekkilinin ifade özgürlüğü kapsamında hareket ettiğini savunarak karara itiraz edeceklerini açıkladı. Tutuklama, sanat ve mizah çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
"Ölü Deniz" gösterisi, Göktaş'ın sahne performansı olarak kaydedilmiş ve dijital platformlarda yayınlanmıştı. Gösteride, toplumsal konulara mizahi bir dille yaklaşan Göktaş'ın bazı ifadeleri eleştiri konusu olmuştu. Erişim engeli kararı, gösterinin yayından kaldırılmasının yanı sıra gelecekteki gösterimlerini de kapsıyor.
Sansür ve ifade özgürlüğü tartışmaları
Erişim engeli, Türkiye'de ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Mizahın sınırlarına dair hukuki bir emsal oluşturan bu vaka, sanatçılar ve hukukçular tarafından yakından takip ediliyor. Daha önce de benzer şekilde bazı komedyenlerin gösterilerine erişim engeli getirilmişti. Ancak bu kez gösterinin milyonlarca izlenmiş olması ve tutuklamanın ardından gelmesi dikkat çekiyor.
- Göktaş'ın avukatı, kararın Anayasa Mahkemesi'ne taşınacağını duyurdu.
- Birçok sivil toplum örgütü, erişim engelini sansür olarak nitelendirdi.
- Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşları da konuya ilişkin açıklama yaptı.
Öte yandan, hükümet yetkilileri, yargının kararlarına saygı duyulması gerektiğini ve hiçbir kişi ya da kurumun kanunların üzerinde olmadığını vurguladı. İçişleri Bakanı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Herkes kanun önünde eşittir. Suç unsuru taşıyan ifadelerin yargı denetimine tabi olması doğaldır" dedi.
Gelecek beklentileri
Deniz Göktaş'ın yargı süreci devam ederken, gösterinin erişime kapatılması kalıcı mı yoksa geçici mi olacağı henüz bilinmiyor. Mizahın ifade özgürlüğü içindeki yeri ve sınırlarına dair bu dava, önümüzdeki günlerde daha geniş kapsamlı bir tartışmanın kapısını aralayabilir. Sanat camiası, kararın emsal teşkil etmemesi için hukuki mücadeleyi sürdürecek.