İstanbul'da görev yapan imam Yusuf Kılıç hakkında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mitingine cemaati götürmeyi reddettiği gerekçesiyle daha önce sürgün edilmesinin ardından bir kez daha soruşturma açıldığı öğrenildi. Kılıç'ın, tutuklu gazeteci Deniz Göktaş'a destek verdiği için hedef alındığı belirtiliyor.
Olayın Geçmişi
Yusuf Kılıç, geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı bir mitinge cemaatini götürmeyi reddetmiş, bunun üzerine görev yerinden alınarak başka bir ilçeye sürgün edilmişti. Kılıç'ın bu tutumu, iktidar çevrelerinde rahatsızlık yaratmıştı. Sürgün kararının ardından Kılıç, sosyal medya hesabından Deniz Göktaş'a destek veren bir paylaşımda bulunmuştu. Göktaş, hakkında açılan davalar nedeniyle tutuklu bulunuyor ve cezaevinde açlık grevi yaptığı biliniyor.
Soruşturmanın Detayları
Edinilen bilgilere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, Kılıç'ın "terör örgütü propagandası yapmak" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçlamalarıyla yürütülüyor. Soruşturma kapsamında Kılıç'ın ifadesinin alınacağı ve hakkında idari işlem başlatılabileceği ifade ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın da olayla ilgili inceleme başlattığı öğrenildi.
Deniz Göktaş, uzun süredir tutuklu bulunuyor ve cezaevinde 200 günü aşkın süredir açlık grevi yapıyor. Göktaş'ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtiliyor. Türkiye'de ve uluslararası alanda Göktaş'ın serbest bırakılması için çeşitli kampanyalar yürütülüyor.
İmamın Sürgün Edilmesi ve Destek Mesajı
Yusuf Kılıç, sürgün edilmeden önce görev yaptığı camide cemaatiyle yakın ilişkiler kurmuş, sosyal yardım faaliyetlerinde bulunmuştu. Kılıç'ın, Deniz Göktaş'a destek veren açıklaması, "Bir gazetecinin tutuklu olması vicdanları yaralıyor. Adalet yerini bulana kadar susmayacağız" şeklinde olmuştu. Bu paylaşımın ardından Kılıç'a yönelik tehditlerin arttığı ve bazı çevrelerin baskı yaptığı iddia ediliyor.
Kılıç'ın avukatı, soruşturmanın siyasi olduğunu savunarak, "Müvekkilim sadece düşüncelerini ifade etmiştir. Bu soruşturma, ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır" dedi. Avukat, soruşturmanın derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Deniz Göktaş Davası ve Açlık Grevi
Deniz Göktaş, 2022 yılında tutuklanmış ve hakkında "örgüt üyeliği" suçlamasıyla dava açılmıştı. Göktaş, tutukluluğunun hukuki olmadığını savunarak açlık grevine başlamıştı. Göktaş'ın avukatları, müvekkilinin sağlığının her geçen gün kötüye gittiğini ve acil tahliye edilmesi gerektiğini belirtiyor. Uluslararası insan hakları örgütleri de Türkiye'ye Göktaş'ın serbest bırakılması çağrısı yapıyor.
Diyanet ve Siyasi Baskılar
Diyanet İşleri Başkanlığı, son yıllarda imamların siyasi konularda açıklama yapmamaları yönünde talimatlar veriyor. Ancak bazı imamlar, bu talimatlara rağmen toplumsal olaylara duyarsız kalmayacaklarını ifade ediyor. Yusuf Kılıç da bu imamlardan biri olarak öne çıkıyor. Kılıç'ın soruşturulması, Diyanet içindeki farklı seslere yönelik bir sindirme girişimi olarak yorumlanıyor.
Kamuoyu Tepkileri ve Hukuki Süreç
Olay, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Birçok kullanıcı, "İmam da olsa adalet istiyoruz" etiketiyle paylaşımlar yaptı. Sivil toplum kuruluşları, soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanması gerektiğini savunuyor. Hukukçular ise soruşturmanın seyriyle ilgili olarak, "Delil yoksa dava açılamaz. Ancak siyasi baskı varsa süreç uzayabilir" değerlendirmesinde bulunuyor.
Yusuf Kılıç'ın soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrıldığı ve önümüzdeki günlerde savcılığa gideceği öğrenildi. Kılıç, yaptığı yazılı açıklamada, "Vicdanımın sesini dinledim. Kimseden korkum yok. Adaletin tecellisi için sonuna kadar mücadele edeceğim" dedi.
Bu gelişme, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve din adamlarının siyasi baskılara maruz kalması tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Uluslararası kamuoyu da Türkiye'deki hukuk devleti ilkelerine yönelik endişelerini dile getiriyor.