Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DKC) Ebola virüsü taşıdığı tespit edilen yaklaşık 300 kişinin yerinin bilinmemesi, salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, ülkede yıl başından bu yana 2.000'den fazla vaka görülürken, bunların 1.400'ü ölümle sonuçlandı. Kayıp hastaların özellikle doğu bölgelerindeki mülteci kamplarında olduğu tahmin ediliyor. Yetkililer, virüsün bu kamplara sıçraması halinde binlerce kişinin daha enfekte olabileceği uyarısında bulunuyor.
Salgının seyri ve kayıp vakalar
DSÖ'nün açıklamasına göre, kayıp hastaların büyük kısmı tedaviyi reddederek ya da korku nedeniyle sağlık merkezlerinden kaçtı. Bu kişilerin temas ettikleri kişiler de izole edilemediği için virüsün yayılma hızı artıyor. Özellikle Kuzey Kivu eyaletindeki Beni ve Butembo şehirlerinde durum kritik. Bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların ve toplumsal güvensizliğin salgınla mücadeleyi sekteye uğrattığını belirtiyor.
Mülteci kamplarındaki risk
DKC'de yaklaşık 5 milyon kişi iç göç ve çatışmalar nedeniyle kamplarda yaşıyor. Ebola virüsü, bu kalabalık ve hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda hızla yayılabiliyor. Yardım kuruluşları, kamplara acil sağlık ekipleri gönderseyken, kayıp hastaların bu kamplara sızdığına dair raporlar endişeyi artırıyor. Uzmanlar, eylül ayına kadar 3.000'den fazla yeni vakanın görülebileceğini tahmin ediyor.
Uluslararası yardım ve aşı çalışmaları
DSÖ ve ortak kuruluşlar, bölgede aşılama kampanyalarını sürdürüyor. Bugüne kadar 200.000'den fazla kişi aşılandı. Ancak aşıya erişimin sınırlı olması ve lojistik zorluklar, halkın tamamına ulaşmayı engelliyor. Başta ABD olmak üzere uluslararası toplum, DKC'ye ek kaynak sağlama sözü verse de, sahada uygulama yavaş ilerliyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgını, dünyanın en büyük ikinci salgını olarak kayıtlara geçti. Kayıp hastaların bulunması için askeri birlikler ve sağlık ekipleri seferber edilmiş durumda. Ancak güvenlik sorunları ve halkın sağlık ekiplerine güvensizliği, çabaları baltalıyor. Uzmanlar, salgının kontrol altına alınabilmesi için uluslararası koordinasyonun artırılması ve toplum temelli sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.