İstanbul'un Kartal ilçesinde sabah saatlerinde yaşanan olayda, Enes D. (38), 1.5 ay önce boşandığı eski eşi Kezban Kabukçu'yu (35) tabancayla vurarak öldürdü. Aynı saldırıda çiftin oğlu Yağız Ege D. (13) de ağır yaralandı. Saldırgan, olayın ardından aynı silahla kendi yaşamına son verdi. Ağır yaralı çocuk, ambulansla hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Yetkililer, Yağız Ege'nin hayati tehlikesinin devam ettiğini bildirdi.
Olayın gerçekleştiği an ve müdahale
Edinilen bilgilere göre, olay Kartal'da bulunan bir apartman dairesinde meydana geldi. İddiaya göre Enes D., sabah erken saatlerde eski eşi Kezban Kabukçu'nun yaşadığı eve geldi. Kapıda veya içeride kısa süreli bir tartışmanın ardından silahını çıkaran Enes D., önce Kezban Kabukçu'ya ateş etti. Ardından oğlu Yağız Ege'ye yönelen saldırgan, çocuğu da vurdu. Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, Kezban Kabukçu'nun olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirledi. Ağır yaralanan Yağız Ege ise ilk müdahalenin ardından ambulansla çevredeki bir hastaneye kaldırıldı. Hastanede acil ameliyata alınan çocuğun durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Polis ekipleri, olay yerinde yaptığı incelemede Enes D.'nin de aynı silahla intihar ettiğini tespit etti. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatılırken, saldırganın motivasyonuna ilişkin detaylar araştırılıyor. Çiftin 1.5 ay önce anlaşmalı veya çekişmeli olarak boşandığı, boşanma sürecinin ardından taraflar arasında husumet bulunduğu öne sürüldü. Ancak yetkililer, kesin nedeni belirlemek için incelemelerin sürdüğünü açıkladı.
Boşanma sonrası şiddet ve aile içi cinayetler
Türkiye'de boşanma sonrası kadına yönelik şiddet ve aile içi cinayetler, son yıllarda sıkça gündeme gelen bir sorun olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, ayrılık sürecinin özellikle kadınlar için riskli bir dönem olduğunu vurguluyor. Kadın cinayetlerini izleyen sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre, öldürülen kadınların önemli bir kısmı, boşandığı veya ayrılmak istediği erkekler tarafından katlediliyor. Bu olayda da failin eski eş olması, ayrılık sonrası şiddetin ne denli hayati bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Olay, yalnızca kadın cinayetiyle sınırlı kalmayıp çocukları da doğrudan etkiliyor. Yağız Ege D. gibi çocuklar, ebeveynleri arasındaki anlaşmazlıkların kurbanı olabiliyor. Psikologlar, boşanma sürecinde çocukların korunması için yasal ve sosyal mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, saldırganın intihar etmesi, adaletin sağlanmasını engelleyerek mağdur ailelerin acısını daha da derinleştiriyor.
Yasal düzenlemeler ve koruma tedbirleri
Türkiye'de 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddet mağdurlarına koruma tedbirleri sağlıyor. Ancak uygulamada, tedbir kararlarının etkin şekilde uygulanamaması ve denetim eksikliği, benzer olayların yaşanmasına zemin hazırlayabiliyor. Kezban Kabukçu'nun olay öncesinde herhangi bir koruma talebi olup olmadığı henüz bilinmiyor. Soruşturma kapsamında bu yönde de inceleme yapılacağı düşünülüyor.
Öte yandan, silah erişiminin kolaylığı, aile içi cinayetlerde ölümcül sonuçları artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Ruhsatsız silahların yaygınlığı ve mevcut ruhsatlı silahların denetimi, tartışılan konular arasında. Uzmanlar, bireysel silahlanmanın kontrol altına alınması ve riskli bireylerin tespiti için psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Olayın ardından bölgede yaşayan vatandaşlar büyük üzüntü ve korku yaşadı. Komşular, çiftin boşanma sürecinde zaman zaman tartışmalarının duyulduğunu, ancak böyle bir sonu beklemediklerini söyledi. Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü, olayla ilgili tüm delillerin incelendiğini bildirdi.
Çocuğun durumu ve toplumsal yankı
Hastanede tedavi gören 13 yaşındaki Yağız Ege D.'nin hayati tehlikesinin devam etmesi, olayın en acı boyutunu oluşturuyor. Ailesi ve yakınları hastanede çocuğun sağlık durumu hakkında bilgi almaya çalışıyor. Doktorlar, çocuğun vücudunda ciddi hasar oluştuğunu ve yoğun bakımda takip edildiğini belirtti. Yağız Ege'nin hayatta kalması için tıbbi mücadelenin sürdüğü ifade edildi.
Bu tür olaylar, toplumda kadına yönelik şiddet ve aile içi cinayetlere karşı farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Sivil toplum kuruluşları, acil eylem planları ve koruyucu tedbirlerin süratle uygulanması çağrısında bulunuyor. Ayrıca, medyada yer alan bu tür haberlerin, benzer eylemleri teşvik etmemesi için sorumlu habercilik ilkelerine uyulması gerektiği vurgulanıyor.
Sonuç olarak, Kartal'da yaşanan bu trajedi, bir ailenin dağılmasına ve masum bir çocuğun ağır yaralanmasına yol açtı. Enes D.'nin intiharıyla cezalandırılmadan sonlanan süreç, adalet arayışını da akamete uğrattı. Olay, boşanma sonrası şiddetin önlenmesi, silah kontrolü ve çocuk koruma sistemlerinin etkinliği konularında acil adımlar atılması gerektiğini ortaya koyuyor. Yağız Ege'nin yaşam savaşı sürerken, toplumun bu tür olaylardan ders çıkararak daha etkili önlemler alması gerekiyor.