Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), Türkiye'de zorunlu deprem sigortası kapsamında faaliyet gösteren Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun (DASK) çalışma esaslarında köklü bir revizyona imza attı. Yapılan yeni düzenleme ile birlikte, DASK fonunun yatırım yönetimi ve harcama politikaları yeniden belirlendi. Bu kapsamda, fonun öncelikli olarak Hazine borçlanma araçlarına ve kira gelirlerine yönlendirilmesi öngörülürken, harcama kalemlerinde de belirli standartlar getirildi. Yeni kuralların, depremzedelere hızlı ve etkin hizmet sunma amacını taşıdığı ifade ediliyor.
Yatırım Politikasında Önemli Değişiklikler
Yeni yönerge ile birlikte DASK'ın birikimlerini değerlendirirken daha güvenli ve öngörülebilir araçlara yönelmesi hedefleniyor. Bu bağlamda, fonun yatırımlarının büyük bölümünün Hazine tarafından ihraç edilen borçlanma senetlerinde değerlendirilmesine karar verildi. Ayrıca, kira gelirleri, repolar ve mevduat gibi diğer düşük riskli enstrümanların da yatırım portföyünde yer alabileceği belirtildi. Bu adımın, deprem primlerinden oluşan fonun değerini koruması ve enflasyona karşı direncini artırması bekleniyor. SEDDK yetkilileri, bu sayede DASK'ın uzun vadede daha güçlü bir mali yapıya kavuşacağını ve olası depremlerde sigortalılara daha sağlam bir teminat sunulacağını ifade etti.
Harcama Kuralları ve Denetim Ayrıntıları
Güncellenen mevzuat ile DASK'ın harcamalarında şeffaflığın artırılması ve mali disiplinin sağlanması amaçlanıyor. Yapılan açıklamaya göre, kurumun idari giderlerinin bütçenin belirli bir oranını aşmaması şart koşulurken, yapılan harcamaların periyodik olarak SEDDK tarafından denetleneceği kaydedildi. Ayrıca, deprem teminatı ödemelerinin daha hızlı yapılabilmesi için kırtasiye süreçlerinin azaltılacağı ve hasar değerlendirme mekanizmasının geliştirileceği belirtildi. Bu düzenlemenin, özellikle büyük depremlerde fonun etkin kullanımı ve afetzedelerin mağduriyetlerinin giderilmesi açısından kritik önemde olduğu vurgulanıyor.
Deprem Sigortasında Yeni Dönemin Etkileri
DASK, ülkemizde zorunlu deprem sigortası uygulamasının yürütücüsü konumunda bulunuyor. 1999 Marmara Depremi'nin ardından oluşturulan bu sistemde, milyonlarca konut sahibi her yıl poliçe primlerini bu fona ödüyor. Yeni yatırım ve harcama yönergesi, fonun daha verimli yönetilmesini ve deprem sonrası ödemelerin süratle gerçekleştirilmesini hedefliyor. Uzmanlar, yapılan bu düzenlemelerin uzun vadede primlerin artmamasına katkı sağlayabileceğini ve fonun sürdürülebilirliğini artıracağını belirtiyor. Söz konusu değişikliklerin sigorta sektöründeki paydaşlar tarafından da yakından takip edildiği görülüyor.