Cumartesi Anneleri, İstanbul'da her hafta olduğu gibi bu hafta da bir araya gelerek 1118. kez sesini yükseltti. Galatasaray Meydanı'nda toplanan aileler, yakınlarının zorla kaybedilmesi olaylarının aydınlatılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması için 'yüzleşme' çağrısında bulundu. 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, kayıpların akıbetinin açıklanması ve dosyaların kapatılmaması talebi yinelendi.
Yüzleşme ve Hesap Verebilirlik Talebi
Cumartesi Anneleri'nin 1118. hafta buluşmasında yapılan basın açıklamasında, '30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü'ne dikkat çekildi. Açıklamada, "Kayıplarımızın akıbeti açıklansın, failler ve sorumlular açığa çıkarılsın" ifadeleriyle devletin geçmişle yüzleşmesi gerektiği vurgulandı. Aileler, 1990'larda zorla kaybedilen yakınlarının hala akıbetinin belirsiz olduğunu belirterek, bu durumun bir insanlık suçu olduğunu ve hesap verebilirliğin sağlanmasının toplumsal barış için şart olduğunu dile getirdi.
Cumartesi Anneleri, 1995'ten bu yana her cumartesi Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelerek oturma eylemi yapıyor. Bu haftaki eylemde, ülkenin farklı bölgelerinden gelen aileler de hazır bulundu. Grup adına yapılan açıklamada, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler hatırlatılarak, zorla kaybetme eylemlerinin üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen adalet arayışının sürdüğüne dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca, kayıpların bulunması ve dosyaların aydınlatılması için bağımsız bir komisyon kurulması çağrısı da yapıldı.
Uluslararası Gün ve Destek
30 Ağustos, Birleşmiş Milletler tarafından 'Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü' olarak kabul ediliyor. Cumartesi Anneleri, bu özel günde hem ulusal hem de uluslararası kamuoyuna seslenerek, zorla kaybetme vakalarının hala çözülmemiş olmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Eylemde, insan hakları örgütleri ve bazı siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Açıklamada, "Geçmişle yüzleşmek, toplumsal bir vicdan meselesidir. Bizler, kayıplarımızın sesiyiz ve onların hakkını arayana kadar buradayız" denildi.
Geçmişten Bugüne Mücadele
Cumartesi Anneleri, 27 Mayıs 1995'te başlattıkları oturma eylemlerini bugüne kadar aralıksız sürdürdü. İlk eylemlerinde, gözaltına alındıktan sonra kendilerinden haber alınamayan yakınlarının izini süren aileler, zamanla bir toplumsal hareket haline geldi. Yıllar içinde polis müdahalelerine ve gözaltılarına rağmen mücadeleden vazgeçmeyen grup, birçok kez Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne de başvurdu. Türkiye, zorla kaybetmelerle ilgili olarak bugüne kadar çok sayıda uluslararası karara muhatap olmasına rağmen, dosyaların çoğu hala karanlıkta.
Son dönemde, bazı eski dosyaların yeniden açılmasına yönelik adımlar atılsa da, aileler bu çabaların yetersiz olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, zorla kaybetmelerin faillerinin ve emir zincirinin ortaya çıkarılmasının, Türkiye'deki insan hakları ihlallerinin sona erdirilmesi açısından kritik olduğunu belirtiyor. Cumartesi Anneleri'nin her hafta Galatasaray Meydanı'ndaki sessiz oturma eylemi, bu anlamda bir hafıza mekânı olmaya devam ediyor.
Toplumun farklı kesimlerinden destek gören hareket, adalet arayışının simgesi haline geldi. 1118. haftada yapılan yüzleşme çağrısı, yalnızca geçmişin hesaplaşmasını değil, aynı zamanda gelecekte benzer ihlallerin yaşanmaması için bir güvence talep ediyor. Kayıpların yakınları, "Bizim acımız taze, çünkü gerçekler ortaya çıkmadı. Bu ülkenin barışması için önce yüzleşmesi gerekiyor" diyor.