38 yaşındaki Sema Doğan Öztürk, doğa sporlarına olan tutkusunu çocukluk yıllarından bu yana sürdürüyor. Profesyonel olarak 8 yıldır dağcılıkla uğraşan Öztürk, annelik yolculuğunu da dağlardan ve doğadan kopmadan devam ettiriyor. Zorlu tırmanışlara çıkan, doğayla iç içe bir yaşam süren Öztürk, aynı zamanda bir anne olarak dengeyi nasıl kurduğunu anlatıyor.
Doğa Tutkusu Çocuklukta Başladı
Sema Doğan Öztürk'ün doğa sevgisi, çocukluğunda ailesiyle yaptığı kamp gezileriyle filizlendi. İlerleyen yıllarda dağcılık ve doğa sporlarına yönelen Öztürk, profesyonel olarak 8 yıldır bu alanda faaliyet gösteriyor. Türkiye'nin çeşitli dağlarında tırmanışlar gerçekleştiren Öztürk, aynı zamanda doğa rehberliği ve ekstrem spor eğitmenliği yapıyor.
Öztürk, "Doğa bana her zaman huzur verdi. Çocukluğumdan beri ağaçlara tırmanır, derelerde yürürdüm. Bu tutku beni dağcılığa yönlendirdi. Şimdi ise kızımla birlikte doğanın içinde olmak, ona bu sevgiyi aşılamak en büyük mutluluğum" diyor.
Annelik ve Dağcılık Arasında Denge
Sema Doğan Öztürk, 5 yıl önce anne oldu. Hamilelik sürecinde bile doğadan kopmayan Öztürk, doğum sonrası da aktif yaşamını sürdürdü. Kızını küçük yaşlardan itibaren doğa yürüyüşlerine ve kamp gezilerine götüren Öztürk, "Annelik, doğa sporlarına engel değil. Aksine, kızımla birlikte doğada vakit geçirmek, ona doğa sevgisini aşılamak benim için bir ayrıcalık. Birlikte keşfetmek, öğrenmek çok keyifli" diye konuşuyor.
Öztürk, zorlu tırmanışlara çıkarken kızını güvenli bir şekilde emanet edebileceği bir destek ağına sahip olduğunu belirtiyor. Eşi ve ailesinin kendisine bu konuda tam destek verdiğini vurgulayan Öztürk, "Ailemin desteği olmasa bu dengeyi kurmak zor olabilirdi. Ama annelik, hayallerinizden vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Aksine, çocuğunuza ilham olmak için daha da güçlü olmanız gerekiyor" ifadelerini kullanıyor.
Doğa Sporlarında Kadın Olmak
Türkiye'de dağcılık ve doğa sporlarında kadınların sayısının her geçen gün arttığını belirten Öztürk, kadınların bu alanda karşılaştığı zorluklara da değiniyor. Öztürk, "Toplumda kadınların ekstrem sporlarla uğraşması hâlâ yadırganabiliyor. Ancak bu önyargıları kırmak için daha çok kadının bu alanda görünür olması gerekiyor. Ben de hem annelik hem dağcılık yaparak genç kadınlara örnek olmaya çalışıyorum" diyor.
Öztürk, doğa sporlarının kadınlara fiziksel ve ruhsal güç kattığını, özgüvenlerini artırdığını belirtiyor. "Dağda karşılaştığınız zorluklarla baş etmek, hayatta da daha dirençli olmanızı sağlıyor. Annelik de benzer bir direnç gerektiriyor. İkisi birbirini besliyor" şeklinde konuşuyor.
Kızına Bıraktığı Miras
Sema Doğan Öztürk, kızının da doğa sporlarına ilgi duymasından mutluluk duyuyor. Küçük kızının doğada oynamayı, taşlarla, yapraklarla vakit geçirmeyi sevdiğini belirten Öztürk, "Onun doğayı keşfetmesini izlemek büyülü bir deneyim. Belki bir gün o da benim gibi dağlara tırmanır, belki farklı bir yol seçer. Ama doğa sevgisini ona aşılamak istiyorum. Bu, ona bırakabileceğim en güzel miras" diyor.
Öztürk, aynı zamanda doğa koruma konusunda da farkındalık yaratmaya çalışıyor. Doğa sporları yaparken çevreye duyarlı olunması gerektiğini vurgulayan Öztürk, "Dağlarda, ormanlarda iz bırakmadan yürümek, doğayı korumak hepimizin sorumluluğu. Kızıma da bunu öğretiyorum. Doğa bize emanet, onu gelecek nesillere aktarmalıyız" ifadelerini kullanıyor.
İlham Veren Bir Yaşam Öyküsü
Sema Doğan Öztürk'ün hikayesi, annelik ve tutku arasında denge kuran birçok kadına ilham veriyor. Sosyal medyada da aktif olan Öztürk, doğa sporları ve annelik üzerine paylaşımlar yaparak takipçilerinden olumlu geri dönüşler alıyor. Öztürk, "Bana ulaşan anneler, 'Seni görünce ben de cesaret ediyorum' diyorlar. Bu geri bildirimler beni çok mutlu ediyor. Belki birilerine ilham olabiliyorsam ne mutlu bana" diyor.
Öztürk, önümüzdeki dönemde doğa sporlarına yeni başlayan kadınlar için mentorluk programı düzenlemeyi planlıyor. Ayrıca kızıyla birlikte çıkacağı yeni tırmanışlar için hazırlık yapıyor. "Dağlar benim ikinci evim. Kızımla orada olmak, ona doğayı sevdirmek paha biçilemez. Bu yolculuk devam edecek" diyerek sözlerini tamamlıyor.
Sema Doğan Öztürk'ün hikayesi, doğa sporlarına ilgi duyan ancak annelik sonrası nasıl devam edeceğini bilemeyen birçok kadına yol gösterici nitelikte. Öztürk, tutku ve sorumluluk arasında denge kurmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Onun deneyimi, doğanın iyileştirici gücünü ve annelikle birleştiğinde ortaya çıkan sinerjiyi gözler önüne seriyor.