Türkiye, 9 Temmuz 2018'de resmen başlayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 8. yılını geride bıraktı. Muhalefet partileri CHP ve İYİ Parti'nin üst düzey kurmayları, dönemin ekonomi, yönetim ve hukuk alanındaki sonuçlarını sert bir dille eleştirdi. Sistemin, öngörülen verimlilik ve hızlı karar alma vaatlerinin aksine, yoksulluğu derinleştirdiği, kamuda keyfi uygulamaları artırdığı ve yargı bağımsızlığını zedelediği ifade edildi.
Muhalefetten ağır eleştiriler
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve partisinin ekonomi politikalarından sorumlu ismi, yaptığı yazılı açıklamada, 8 yıllık süreçte kişi başına gelirin düştüğünü, enflasyonun çift hanelerde seyrettiğini ve işsizlik oranlarının arttığını belirtti. Açıklamada, "Bu sistemle milletin cebindeki para eridi, alım gücü tarihi düşük seviyelere indi. Yoksulluk sınırı altında yaşayan milyonlarca vatandaşımız var" ifadelerine yer verildi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ise kamu yönetimindeki keyfiliğe dikkat çekerek, "Atamalarda liyakat yerine sadakat esas alındı. Kamu kaynakları israf edildi, denetim mekanizmaları işlevsiz hale getirildi" dedi.
Yargı bağımsızlığı tartışmaları
Muhalefet kurmaylarının üzerinde durduğu bir diğer konu ise yargı bağımsızlığı oldu. CHP'li yetkili, "Son 8 yılda yargı, siyasi iktidarın bir aracı haline geldi. HSK kararları, Anayasa Mahkemesi'ne yönelik baskılar, yargı bağımsızlığının olmadığının açık göstergesidir" şeklinde konuştu. İYİ Parti kurmayı da, "Hukukun üstünlüğü ilkesi rafa kaldırıldı. Adalet krizi derinleşti" dedi.
Ekonomik göstergeler ve sosyal etkiler
Resmi verilere göre, Türkiye'de yıllık enflasyon 2018'de %15,4 iken, 2024 sonu itibarıyla %44,3'e yükseldi. İşsizlik oranı ise 2018'de %11 iken 2024'te %9,3 olarak kaydedildi, ancak muhalefet bu oranın gerçek durumu yansıtmadığını savunuyor. Yoksulluk sınırı altında yaşayanların sayısının 8 yılda yaklaşık 10 milyon arttığı tahmin ediliyor. Ayrıca, kamu ihale sisteminde şeffaflığın azaldığı, kayıt dışı ekonominin büyüdüğü belirtiliyor.
Sistemin geçmişi ve vaatleri
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilmiş, 24 Haziran 2018 seçimlerinin ardından 9 Temmuz 2018'de yürürlüğe girmişti. Sistemin savunucuları, daha hızlı karar alma, bürokrasiyi azaltma ve istikrar sağlama vaatlerinde bulunmuştu. Ancak muhalefet, bu vaatlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini iddia ediyor. Sistemin eleştirilen yönleri arasında yürütme yetkisinin tek elde toplanması, denge ve denetleme mekanizmalarının zayıflaması ve parlamentonun işlevsizleşmesi sayılıyor.
Bağımsız değerlendirme
8 yıllık süreç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu gösteriyor. Sistem, beklenen yönetimsel verimliliği sağlayamamış, aksine ekonomik ve hukuki alanlarda ciddi sorunlar ortaya çıkarmıştır. Toplumun geniş kesimlerinde artan yoksulluk ve adaletsizlik hissi, sistemin sorgulanmasına yol açmaktadır. Önümüzdeki dönemde, bu eleştirilerin siyasi partilerin gündeminde daha fazla yer bulması ve sistemde reform çağrılarının artması beklenebilir.