Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Erdoğan, ABD ile İran arasında varılan anlaşmaya dair ilk kez konuştu. Erdoğan, anlaşmanın bölge ülkeleri için olumlu bir gelişme olduğunu vurgulayarak, "Bölgemiz rahat nefes aldı" ifadesini kullandı.
Anlaşmanın bölgesel etkileri
Erdoğan, ABD-İran anlaşmasının sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, bölgedeki tüm ülkelerin güvenlik ve istikrarını doğrudan etkilediğini belirtti. "Bu anlaşma ile birlikte Orta Doğu'da tansiyonun düşmesi, Türkiye'nin de arzu ettiği bir durumdur" diyen Erdoğan, anlaşmanın enerji fiyatları ve ticaret yolları üzerinde de olumlu yansımaları olacağını ifade etti. Erdoğan, Türkiye'nin her zaman diyalog ve diplomasiden yana olduğunu ve bu tür anlaşmaları desteklediğini sözlerine ekledi.
Kabine toplantısında ele alınan diğer konular
Kabine toplantısında ayrıca iç siyaset, ekonomi ve terörle mücadele konuları da masaya yatırıldı. Ekonomideki son gelişmeler, enflasyonla mücadele ve istihdam politikaları değerlendirildi. Erdoğan, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü ve bu konuda herhangi bir taviz verilmeyeceğini vurguladı. Ayrıca deprem bölgesinde yürütülen rehabilitasyon çalışmaları hakkında da bilgi veren Erdoğan, devletin tüm imkanlarını seferber ettiğini söyledi.
Türkiye'nin arabuluculuk rolü
Erdoğan, ABD-İran anlaşmasının ardından Türkiye'nin bölgede üstlenebileceği arabuluculuk rolüne de dikkat çekti. Türkiye'nin hem ABD hem de İran ile kurduğu diyalog kanalları sayesinde iki ülke arasında güven tesisine katkı sağladığını belirten Erdoğan, "Biz her zaman iki tarafın da dostu olarak, barıştan yana tavrımızı koruduk" dedi. Anlaşmanın ardından bölgede istikrarın kalıcı hale gelmesi için Türkiye'nin üzerine düşeni yapmaya hazır olduğu mesajını verdi.
Kabine toplantısı yaklaşık 3 saat sürerken, Erdoğan'ın açıklamaları basın yayın organları tarafından geniş yankı buldu. Uzmanlar, ABD-İran anlaşmasının bölgede yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini belirtiyor. Türkiye'nin bu süreçte dengeleyici bir güç olarak öne çıkması bekleniyor.