Eski CIA yetkilisi ve analist John Kiriakou, Yunanistan'ın son yıllarda İsrail ile derinleştirdiği savunma iş birliğinin arkasındaki en önemli itici gücün Türkiye'den duyulan endişe olduğunu öne sürdü. Yunan yetkililerin, Ege ve Doğu Akdeniz'deki güç dengelerine ilişkin algılarının, Atina'yı Tel Aviv ile daha yakın bir stratejik ortaklık kurmaya yönelttiğini belirten Kiriakou, "Yunanlar Türklerden korkuyor. Bu yüzden İsrail'e yöneliyorlar" ifadelerini kullandı.
Savunma İş Birliğinin Artan Önemi
Son dönemde Yunanistan ile İsrail arasında askeri tatbikatlardan enerji iş birliğine kadar uzanan geniş bir yelpazede ilişkiler gelişti. İki ülke, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı konusunda da ortak çıkarlara sahip. Kiriakou'ya göre, Yunanistan'ın bu hamlesi yalnızca enerji güvenliğiyle sınırlı değil; aynı zamanda bölgesel caydırıcılık stratejisinin kritik bir parçası.
Yunanistan'ın 2022'de imzaladığı ve F-35 savaş uçaklarının tedarikini öngören anlaşma ile savunma harcamalarındaki artış, ülkenin modernizasyon çabalarının bir göstergesi. İsrail savunma sanayii ile yapılan ortak çalışmalar, özellikle insansız hava aracı ve füze savunma sistemleri alanlarında dikkat çekiyor. Kiriakou, bu iş birliğinin Yunanistan'a yalnızca askeri değil, aynı zamanda politik bir avantaj sağladığını vurguluyor.
Türkiye ile Artan Gerilimler ve Yunan Algısı
Ege Denizi'nde kıta sahanlığı, hava sahası ihlalleri ve Doğu Akdeniz'deki enerji rezervleri gibi konularda Türkiye ile yaşanan uzun soluklu anlaşmazlıklar, Yunanistan'ın güvenlik endişelerini artırıyor. Ankara'nın Libya ile yaptığı deniz yetki alanları anlaşması, Atina'da büyük rahatsızlık yaratmıştı. Bu bağlamda Yunanistan, uluslararası hukuka dayalı pozisyonunu güçlendirmek için yeni müttefiklikler arıyor.
Kiriakou, Yunanistan'ın İsrail'e yöneliminin tarihsel bir korkudan beslendiğini, ancak bu durumun Yunan dış politikasının Batı bloğundaki konumunu da pekiştirdiğini söylüyor. "Yunanistan, Türkiye'nin bölgesel gücüne karşı dengeleyici bir unsur arıyor. İsrail ise bu denklemde hem teknolojik üstünlüğü hem de ABD'deki lobi gücüyle ön plana çıkıyor" dedi. Bu bakış açısına göre, Yunanistan'ın İsrail ile yakınlaşması, Türkiye'nin diplomatik manevralarına karşı bir "sigorta poliçesi" işlevi görüyor.
Bölgesel Değerlendirme: İttifakların Geleceği ve Jeopolitik Etkiler
Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz'deki güç denklemlerini yeniden şekillendiriyor. Yunanistan-İsrail-Kıbrıs hattında oluşan iş birliği, Türkiye'yi de yeni arayışlara itiyor. Ankara, bazı Arap ülkeleri ile normalleşme sürecine girerken, Katar gibi ülkelerle askeri ve ekonomik ilişkilerini derinleştiriyor. Bu karşılıklı ittifak arayışları, bölgede kalıcı bir istikrarın ancak diyalog ve ortak çözümlerle sağlanabileceğini gösteriyor.
Uzmanlar, keşif kuyusu sondajlarından enerji hatlarına uzanan projelerde tarafların çıkarlarının kesiştiği alanlarda iş birliği potansiyeli olduğu görüşünde. Ancak Yunanistan'ın İsrail ile olan ittifakının, Türkiye ile yaşanan tarihsel rekabeti aşan bir boyuta ulaşması, bölgesel huzursuzluğu artırabilir. Türk-Yunan ilişkilerinde son aylarda olumlu diyalog işaretleri görülse de, savunma alanındaki derin güvensizlikler hâlâ varlığını koruyor.
Kiriakou'nun iddiaları, Batı basınında da geniş yankı uyandırdı. Eski CIA yetkilisinin sözleri, Atina ve Tel Aviv arasındaki ilişkilerin perde arkasındaki dinamiklere ışık tutarken, Türk kamuoyunda da dikkatle izleniyor. Analistler, bu açıklamaların Yunanistan'ın Batı yanlısı bloktaki konumunu pekiştirdiği, ancak bölgesel gerilimlerin çözümü için elle tutulur adımların atılması gereğini ortaya koyduğu değerlendirmesini yapıyor.