Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Toplantısı’na katılarak önemli bir karar aldıklarını açıkladı. Kurum, TBB’nin 2026 yılında Türkiye’de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için finans ortağı olarak belirlendiğini duyurdu. Bakan, “TBB, COP31’in en büyük gücü olacak” ifadelerini kullandı. Toplantı sonrası yapılan basın açıklamasında, bankacılık sektörünün iklim finansmanına katkısının artırılması hedeflendiği kaydedildi.
COP31’in finansman yapısı ve TBB’nin rolü
Murat Kurum, TBB ile imzalanan protokolün detaylarını paylaştı. Buna göre, TBB bünyesindeki bankalar, COP31 sürecinde yeşil dönüşüm projeleri için özel kredi paketleri oluşturacak. Ayrıca, iklim dostu yatırımlara yönlendirme amacıyla bir fon mekanizması kurulacak. Kurum, “Türk bankacılık sektörü, sürdürülebilir finans alanında önemli bir potansiyele sahip. Bu ortaklıkla COP31’e hazırlık sürecinde özel sektörün katılımını da güçlendirmiş olacağız” dedi. Toplantıda ayrıca, bankaların karbon ayak izi raporlaması ve yeşil tahvil ihracı gibi konular da ele alındı.
COP31 hazırlıkları ve iklim hedefleri
Türkiye, COP31 ev sahipliği kapsamında 2026 yılına kadar emisyon azaltım hedeflerini güncellemeyi planlıyor. Bakan Kurum, ulusal katkı beyanının (NDC) revize edilmesi için teknik çalışmaların sürdüğünü belirtti. TBB iş birliğiyle, bankaların portföylerindeki karbon yoğunluğunun azaltılması ve yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik verilmesi hedefleniyor. Kurum, “Finans sektörü, iklim krizine karşı mücadelede kilit bir aktör. TBB ile bu gücü seferber edeceğiz” diye konuştu. Toplantıda ayrıca, COP31’in organize edileceği İstanbul’daki fuar alanının fiziki altyapı hazırlıkları da değerlendirildi.
Dünya genelinde iklim finansmanı açığının 2030 yılına kadar yıllık 4-6 trilyon dolara ulaşması beklenirken, Türkiye’nin özel sektörü dahil etme stratejisi dikkat çekiyor. Uzmanlar, bankacılık sektörünün yeşil dönüşüme sağlayacağı katkının, ülkenin 2053 net sıfır hedefine ulaşmasında belirleyici olacağını vurguluyor. Murat Kurum’un açıklamaları, COP31’in sadece bir konferans değil, iklim politikalarında somut adımların atılacağı bir platform olacağını gösteriyor.