12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında düzenlenen “Sistematik Çocuk İşçiliği ve MESEM’le Mücadele” konulu toplantıda, avukatlar, gençler ve çocuklar bir araya geldi. Toplantıda, çocuk işçiliğinin önlenmesi için eğitim hakkının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. MESEM'in sadece eğitim değil, aynı zamanda iş cinayetlerinde yaşamını yitiren, pres makinelerine sıkışan, yüksekten düşen çocukları da akla getirdiğine dikkat çekildi.
MESEM ve Çocuk İşçiliği Sorunu
Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programları, çıraklık eğitimi adı altında çocukların iş gücüne katılımını artırmaktadır. Toplantıda konuşan avukatlar, MESEM'in denetimsizliği nedeniyle çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırıldığını, eğitim haklarının ihlal edildiğini belirtti. Türkiye'de çocuk işçiliği, özellikle tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde yaygın olarak görülmektedir. 2022 verilerine göre, 5-17 yaş aralığında yaklaşık 720 bin çocuk ekonomik faaliyetlerde yer almaktadır. Bu çocukların büyük bir kısmı kayıt dışı çalışmakta ve eğitim sisteminin dışında kalmaktadır.
Toplantıda Yapılan Çağrılar
Toplantıda söz alan genç aktivistler, çocuk işçiliğinin yoksulluk, göç ve eğitime erişimdeki eşitsizlikler gibi yapısal sorunlardan kaynaklandığını vurguladı. Çözüm için ise şu talepler sıralandı:
- Çocuk işçiliğinin önlenmesi için yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi
- MESEM programlarının sıkı denetlenmesi ve çocuk işçiliğine yol açan uygulamaların kaldırılması
- Eğitim hakkının kesintisiz sağlanması için maddi destek mekanizmalarının oluşturulması
- Ailelerin bilinçlendirilmesi ve yoksulluğun azaltılması
Bağımsız Değerlendirme
Çocuk işçiliği, Türkiye'nin yanı sıra dünya genelinde önemli bir insan hakları sorunu olarak varlığını sürdürmektedir. MESEM gibi mesleki eğitim programları, doğru yapılandırıldığında çocukların beceri kazanmasına yardımcı olabilirken, denetim eksikliği ve işverenlerin maliyet düşürme arayışı bu programları suistimal edilebilir hale getirmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, dünyada 160 milyon çocuk işçi bulunmakta ve bu sayı her yıl artmaktadır. Türkiye'de de çocuk işçiliği ile mücadelede somut adımlar atılması, sadece yasal düzenlemelerle değil, aynı zamanda sosyal politikalar ve eğitim yatırımlarıyla mümkün olacaktır. Toplantıda dile getirilen talepler, bu yönde atılacak adımlar için önemli bir yol haritası sunmaktadır.