Hacettepe Üniversitesi öğrencisi D.K.'nin maruz kaldığı cinsel saldırıya ilişkin davada mahkemenin iki celsede verdiği beraat kararı, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu'nun köşesinde gündeme getirdiği skandal, siyasi partilerin de tepkisini çekti. Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıyarak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Gökçen, yargıdaki bu tür kararların toplumda adalet duygusunu zedelediğini vurguladı.
Dava süreci ve beraat kararı
D.K., Hacettepe Üniversitesi'nde öğrenim gördüğü sırada bir kişi tarafından cinsel saldırıya uğradığı iddiasıyla şikayetçi oldu. Savcılık, yürüttüğü soruşturma sonucunda şüpheli hakkında cinsel saldırı suçundan iddianame düzenledi. Davanın ilk duruşmasında mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için süre tanıdı. Ancak ikinci celsede, tanık ifadelerinin alınması ve bilirkişi raporunun beklenmesi gibi süreçler tamamlanmadan karar verildi. Mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verdi. Karar, avukatların itirazı üzerine istinaf mahkemesine taşındı. Duruşma sürecindeki usulsüzlükler ve eksik incelemeler, hukukçular tarafından eleştirildi.
Barış Terkoğlu'nun gündeme getirmesi
Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, köşesinde kaleme aldığı yazıyla bu skandalı gün yüzüne çıkardı. Terkoğlu, mahkemenin kararını verirken cinsel saldırı mağdurlarının yaşadığı travmayı görmezden geldiğini ve yargı sürecindeki ciddi hatalara dikkat çekti. Yazısında, D.K.'nin beyanlarının yeterince değerlendirilmediğini, delil toplama sürecinin eksik bırakıldığını ve bu durumun benzer davalarda mağdurları caydırıcı bir etki yarattığını belirtti. Terkoğlu'nun haberi, sosyal medyada da kısa sürede yayılarak geniş bir kesimin tepkisini topladı. Kadın örgütleri ve hukukçular, kararı protesto ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Meclis'e taşınan soru önergesi
Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, gelişmelerin ardından harekete geçti. Gökçen, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Önergede şu sorulara yer verdi:
- Cinsel saldırı davalarında mağdurların beyanlarının dikkate alınması konusunda yargı mensuplarına yönelik bir eğitim programı uygulanmakta mıdır?
- D.K. davasında verilen beraat kararına ilişkin yargı denetimi yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonucu nedir?
- Bu tür davalarda yaşanan usulsüzlüklerin önlenmesi için Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır?
- Cinsel saldırı mağdurlarının adalete erişiminin kolaylaştırılması amacıyla yasal düzenleme yapılması düşünülmekte midir?
Gökçen, yaptığı yazılı açıklamada, adaletin gecikmesi ve yanlış kararların toplumda güven bunalımına yol açtığını ifade etti. Ayrıca, cinsel saldırı suçlarında cezasızlık algısının yaygınlaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Tepkiler ve toplumsal yansımalar
Dava, kadın hakları savunucuları ve hukukçular tarafından da yakından takip ediliyor. Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu, kararın kadınların adalete olan inancını sarstığını belirten bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu tür kararlar, cinsel saldırı mağdurlarının seslerini yükseltmesini engellemektedir. Mağdurların beyanlarına yönelik önyargılar, yargı sürecinde ayrımcılığa neden olmaktadır” denildi. Kadın dernekleri ise mahkeme önünde basın açıklaması yaparak kararın bozulması için istinaf sürecinin takipçisi olacaklarını duyurdu. Sosyal medyada #AdaletSağlansın etiketiyle kampanya başlatıldı.
Yargıdaki sorunlar ve çözüm önerileri
Cinsel saldırı davalarında benzer beraat kararlarının sıklığı, yargı sistemindeki yapısal sorunları da gündeme getiriyor. Uzmanlar, bu tür davalarda mağdurun beyanının önemsenmesi, delil toplama süreçlerinin titizlikle yürütülmesi ve yargı mensuplarına toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi verilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, cinsel saldırı suçlarında zamanaşımı sürelerinin uzatılması ve özel ihtisas mahkemelerinin kurulması gibi öneriler de tartışılıyor. Yargı reformu paketlerinde bu konulara yeterince yer verilmediği eleştirisi yapılıyor.