Çin Ticaret Bakanlığı, 24 Şubat 2025 tarihinde yayımladığı yeni bir kararla 20 Japon şirketine daha ihracat kısıtlaması getirdi. Karar, Japonya'nın Çin'e yönelik yarı iletken ekipman ihracatını sınırlandırmasına karşı misilleme olarak değerlendiriliyor. Çinli yetkililer, bu adımın ulusal güvenlik gerekçesiyle alındığını belirtirken, Tokyo yönetimi kararı 'temelsiz ve haksız' olarak nitelendirdi.
Yeni yaptırımın kapsamı
Karar kapsamında, özellikle yarı iletken üretiminde kullanılan malzeme ve ekipmanların ihracatına sınırlama getirildi. Çin Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu şirketlerin faaliyetlerinin Çin'in ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğu iddia edildi. Yaptırım listesinde yer alan şirketlerin isimleri kamuoyuyla paylaşılmazken, sektör kaynakları bunların daha çok yarı iletken, elektronik ve hassas mühendislik alanında faaliyet gösteren firmalar olduğunu belirtiyor. Bu, Çin'in Şubat ayı başında 15 Japon şirketine getirdiği kısıtlamaların ardından ikinci büyük yaptırım dalgası olarak kayda geçti.
İkili ilişkilerde yeni bir gerilim
Çin ve Japonya arasındaki ticari ilişkiler, son yıllarda giderek artan bir gerilim içinde. Özellikle yarı iletken teknolojileri konusunda iki ülke arasında yaşanan anlaşmazlıklar, sık sık karşılıklı kısıtlamalara yol açıyor. Japonya, 2023 yılında ABD'nin baskılarına uyarak Çin'e yönelik yarı iletken ekipman ihracatını kısıtlamıştı. Bu adım, Çin tarafından 'teknolojik abluka' olarak yorumlanmıştı. Uzmanlar, yeni yaptırımın Çin'in yerli yarı iletken endüstrisini koruma stratejisinin bir parçası olduğunu ve küresel tedarik zincirlerinde daha fazol kesintiye yol açabileceğini ifade ediyor.
Japonya'nın Çin Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada, 'Bu karar uluslararası ticaret kurallarına aykırıdır ve gerekli diplomatik girişimler başlatılacaktır' denildi. Çin ise kararın 'egemenlik hakkı' olduğunu ve 'dış müdahaleyi kabul etmeyeceklerini' belirtti. İki ülke arasındaki bu gerginlik, küresel yarı iletken pazarında belirsizliğe neden olurken, ABD de gelişmeleri yakından takip ediyor.
Asya'da artan bu ticari savaş, sadece Çin ve Japonya'yı değil, tüm dünya teknoloji sektörünü etkileme potansiyeli taşıyor. Yarı iletkenlerin modern ekonominin temel taşı haline gelmesiyle birlikte, bu tür kısıtlamalar otomotivden savunmaya birçok sektörde dar boğazlara yol açabilir. Çin'in ithalatına bağımlı olan Japonyalı firmalar için ise alternatif pazar arayışları gündeme gelebilir. Önümüzdeki günlerde iki ülke arasında diplomatik temasların artması beklenirken, ticarette yeni bir normalin şekillenmekte olduğu görülüyor.
Bu gelişme, küresel teknoloji savaşlarında Çin'in daha agresif bir tutum izleyebileceğine işaret ediyor. Her iki ülkenin de kendi çıkarlarını öncelemesi, ticari işbirliğinin yerini rekabete bıraktığını gösteriyor. Uzun vadede bu durum, bölgesel entegrasyon projelerine de zarar verebilir. Ancak karşılıklı bağımlılığın yüksek olması, tarafların tam bir kopuştan kaçınmasını sağlayabilir. Şimdilik Çin ve Japonya arasındaki bu yeni yaptırım, ticaret savaşının yeni bir cephesi olarak kayıtlara geçiyor.