Avrupa Birliği'nin (AB), Çin ile artan ticaret dengesizliklerine karşı misilleme önlemleri hazırlığında olduğu yönündeki haberler, Pekin yönetiminden sert bir tepki aldı. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, AB'nin olası eylemlerinin "küresel ticarete zarar vereceğini" belirterek, "Çin, her türlü ticaret savaşına karşı koyacak güce ve kararlılığa sahiptir" ifadelerini kullandı. Gerilim, iki taraf arasında yılın ilk çeyreğinde 150 milyar avroyu aşan ticaret hacmine rağmen, son dönemde artan korumacılık eğilimleriyle tırmanıyor.
AB'nin Hedefinde Hangi Sektörler Var?
Brüksel'deki kaynaklara göre, AB Komisyonu özellikle Çin'in yeşil teknoloji ve elektrikli araç sektörlerinde sağladığı devlet teşviklerine odaklanmış durumda. Avrupa'nın, Çin yapımı güneş panellerine ve bataryalara yönelik damping soruşturması başlatmaya hazırlandığı belirtiliyor. Bunun yanında, çelik ve alüminyum gibi geleneksel sektörlerde de yeni kotalar veya ek vergiler gündeme gelebilir. AB Ticaret Komiseri Valdis Dombrovskis, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "Çin'in piyasaya erişim konusunda attığı adımları yakından izliyoruz ve gerekirse tüm araçları kullanmaktan çekinmeyeceğiz" demişti.
Pekin'den Gelen Mesaj Ne Anlama Geliyor?
Çin'in tepkisi, yalnızca sözlü bir uyarı olmanın ötesinde. Uzmanlara göre, Pekin, AB'ye karşı kendi ticaret araçlarını devreye sokmaya hazırlanıyor. Çin, daha önce Avrupa'nın konyak ve domuz eti gibi tarım ürünlerine yönelik antidamping soruşturmalarını hızlandırmıştı. Ayrıca, pazar erişimini kısıtlama veya Avrupalı firmalara yönelik bürokratik engelleri artırma olasılığı da masada. Çin Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasında, "AB'nin tek taraflı eylemleri, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarını ihlal eder ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkiler" denildi.
Tarihsel Bağlam ve Olası Sonuçlar
Çin ve AB arasındaki ticari ilişkiler, son on yılda birçok kez gerilim yaşadı. 2013'teki güneş paneli soruşturması, 2017'deki çelik davaları ve 2020'deki telekomünikasyon ekipmanlarına yönelik kısıtlamalar, tarafların birbirine karşı korumacı adımlarının örnekleri arasında. Ancak bu kez farklı olan, jeopolitik rekabetin de devreye girmesi. AB, Tek Pazar'ın güvenliğini korumak adına Çin'in "ekonomik baskı" politikalarına karşı daha sert önlemler almayı değerlendiriyor. Öte yandan, Çin'in Avrupa'dan yüksek teknoloji ürünleri ve lüks tüketim malları ithalatına bağımlılığı, tam bir ticaret savaşını başlatmayı zorlaştırıyor.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki bu gerilim, küresel ticarette yeni bir dengesizlik döneminin habercisi olabilir. Her iki taraf da ekonomik çıkarlarını korumak isterken, çatışmanın boyutu karşılıklı bağımlılıklar nedeniyle sınırlı kalabilir. Ancak Brüksel ve Pekin arasındaki güven bunalımı, kısa vadede çözüm bulmayı zorlaştıracak gibi görünüyor.