Çin Halk Cumhuriyeti, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) bazı Çinli araştırma kurumlarını özel bir izleme listesine dahil etme kararına sert tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, bu kararın uluslararası ilişkilerde güven ortamını zedelediğini ve iki ülke arasındaki bilimsel ve ekonomik iş birliğine gölge düşürdüğünü belirterek, Çinli kurumların hak ve çıkarlarını korumak için gerekli tedbirlerin alınacağını ifade etti.
Pentagon'un Kararı ve Kapsamı
ABD Savunma Bakanlığı, ulusal güvenlik gerekçesiyle belirli yabancı araştırma merkezlerini ve üniversiteleri 'Çin Askeri-Endüstriyel Kompleksi' adı verilen bir listeye eklediğini duyurmuştu. Bu liste, Çin ordusuyla bağlantılı olduğu düşünülen kurumları kapsıyor ve Amerikan şirketlerinin bu kurumlarla yapacağı iş birliklerine yönelik kısıtlamalar getiriyor. Pentagon'un bu hamlesi, iki ülke arasında zaten hassas olan ilişkileri daha da germe potansiyeli taşıyor.
Sözcü, ABD'nin bu tür tek taraflı ve ayrımcı uygulamalarının uluslararası ticaret kurallarına ve serbest piyasa ilkelerine aykırı olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu kararın Çinli araştırma kurumlarının itibarını zedelemeyi amaçladığını, ancak Çin'in bilimsel ve teknolojik ilerlemesini engelleyemeyeceğini belirtti. Çinli yetkililer, ülkenin Ar-Ge alanındaki bağımsız gelişimine devam edeceğini ve dış baskılara boyun eğmeyeceğini bildirdi.
Çin'den Gelen Açıklama: 'Gerekli Tedbirler Alınacak'
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, kararın ardından yaptığı açıklamada, 'Çin, ABD Savunma Bakanlığı'nın bu haksız ve yanlış kararını kabul etmemektedir. Çinli kurumların hak ve çıkarlarını korumak, bilimsel araştırmaların normal akışını sürdürmek için gerekli tedbirler alınacaktır' dedi. Açıklamada, ABD'ye çağrıda bulunularak, bu tür eylemlerden derhal vazgeçmesi ve iki ülke arasındaki güveni sarsacak adımlardan kaçınması istendi.
Uzmanlar, bu tür bir listenin oluşturulmasının sadece Çinli kurumları değil, aynı zamanda ABD'li üniversiteleri ve şirketleri de etkilediğine dikkat çekiyor. Özellikle mühendislik, yapay zeka ve ileri teknoloji alanlarında ortak çalışmalar yürüten Amerikan akademik kurumları, bu kısıtlamalardan olumsuz etkilenebilir. Bu durum, küresel bilimsel iş birliğinin önünde yeni bir engel oluştururken, Çin'in kendi teknolojik ekosistemini güçlendirmeye yönelik çabalarını hızlandırabilir.
ABD-Çin İlişkilerinde Yeni Gerilim
ABD'nin bu kararı, iki ülke arasında son dönemde artan ticaret savaşları, teknoloji yarışı ve jeopolitik gerilimlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Çin daha önce de Amerikan şirketlerine yönelik kısıtlamalara misilleme olarak benzer adımlar atmıştı. Örneğin, ABD'nin Huawei'ye yönelik yaptırımlarına karşılık Çin, bazı Amerikan firmalarını kendi 'güvenilmez varlıklar' listesine almıştı. Bu yeni adımın da benzer bir gerilimi artırma riski taşıdığı belirtiliyor.
Çinli yetkililer, ABD'nin bu tür uygulamalarının küresel ekonomik istikrar ve teknoloji ekosistemi üzerinde olumsuz etkileri olacağını savunuyor. Ayrıca, bu kararın Çin'e yönelik olumsuz bir algı oluşturma çabası olduğunu, ancak Çin'in bilimsel ve teknolojik gelişiminin durdurulamayacağını ifade ediyorlar. Pekin yönetimi, uluslararası toplumu ABD'nin bu tür tek taraflı eylemlerine karşı çıkmaya çağırıyor.
Bu gelişmeler, küresel tedarik zincirlerinde ve Ar-Ge iş birliklerinde yeni bir dönemin habercisi olabilir. Pek çok ülke, ABD ve Çin arasındaki bu teknolojik ayrışmadan etkilenmemek için kendi stratejilerini gözden geçiriyor. Özellikle Avrupa ülkeleri, her iki süper güçle de dengeli ilişkiler kurmaya çalışırken, bu tür kararların küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği endişesini dile getiriyor.
Sonuç olarak, Çin'in bu tepkisi, ABD ile arasındaki gerilimin yalnızca ticaret alanıyla sınırlı kalmayacağını, bilimsel ve akademik iş birliklerine de yansıyacağını gösteriyor. İki ülkenin önümüzdeki dönemde diyalog kanallarını açık tutması, küresel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Aksi halde, bu tür karşılıklı kısıtlama adımları, uluslararası iş birliğini daha da zorlaştırabilir.