Çin'in doğusundaki Nanjing kentinde görülen bir davada, eski ekonomik kalkınma yetkilisi Yang Youlin, 30 yıl boyunca toplam 2,3 milyar yuan (yaklaşık 325 milyon dolar) değerinde rüşvet almak suçundan idam cezasına çarptırıldı. Nanjing Orta Halk Mahkemesi tarafından verilen karar, Devlet Başkanı Şi Cinping'in 2012'de iktidara gelmesinden bu yana yürüttüğü yolsuzlukla mücadele kampanyasının en yüksek meblağlı davalarından biri olarak kayıtlara geçti. Mahkeme, Yang'ın rüşvet aldığı kişi ve kurumlara usulsüz imtiyazlar sağladığını ve bu suçu uzun yıllar boyunca sistematik şekilde işlediğini belirtti.
30 yıl süren sistematik yolsuzluk
Yang Youlin, 1996-2026 yılları arasında Nanjing'de çeşitli ekonomik kalkınma pozisyonlarında görev yaptı. Soruşturma kapsamında, Yang'ın özellikle arazi tahsisi, proje onayları ve kamu ihalelerinde rüşvet aldığı ortaya çıktı. Mahkeme, Yang'ın rüşvet karşılığında işadamlarına ve şirketlere haksız avantajlar sağladığını, bu eylemlerin kamu kaynaklarının israfına ve piyasa dengesinin bozulmasına yol açtığını ifade etti. Yang'ın eşi ve akrabaları aracılığıyla rüşvetleri gizlediği, yurt dışına para transferi yaptığı da iddia edildi. Kararda, Yang'ın suçunu kabul etmesi ve pişmanlık göstermesine karşın, suçun büyüklüğü ve sürekliliği nedeniyle idam cezasının verildiği belirtildi.
Şi Cinping dönemi yolsuzlukla mücadele
Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri Şi Cinping, göreve gelir gelmez başlattığı 'yolsuzlukla mücadele' kampanyasında binlerce yetkiliyi hedef aldı. Bu kampanya kapsamında eski Devlet Güvenlik Bakanı, eski Dışişleri Bakanı ve çok sayıda üst düzey bürokrat yargılandı. Uzmanlar, bu operasyonların hem parti içi muhalefeti bastırmak hem de kamuoyunda adalet algısı güçlendirmek amacı taşıdığını belirtiyor. Yang'ın davası, özellikle yerel düzeydeki ekonomik kalkınma yetkililerinin denetimini artırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Davanın yankıları ve bağlam
Yang Youlin'in idam cezası, Çin'de yolsuzluk suçlarına verilen en ağır cezalardan biri olarak uluslararası basında geniş yankı buldu. İnsan hakları örgütleri, idam cezasının caydırıcılık amacıyla kullanılmasını eleştirirken, Çinli yetkililer kararın hukuki sürecin bir sonucu olduğunu savunuyor. Bu dava, Çin'de yolsuzluğun boyutlarını ve Şi yönetiminin konuya verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Bağımsız gözlemcilere göre, kampanyanın etkinliği tartışmalı olsa da, kamuoyunda yolsuzluğa karşı farkındalığı artırdığı kesin.