Çin hükümetinin çölleşmeyle mücadele kapsamında 1978'de başlattığı ve bugüne kadar 66 milyar ağaç dikilmesini sağlayan 'Yeşil Çin Seddi' projesi, bilim dünyasında tartışma yarattı. Son araştırmalar, bu yapay ormanların doğal ormanlardan biyolojik olarak farklı davrandığını ve beklenen iklim faydasını sağlamadığını gösteriyor.
Araştırmanın bulguları
Pekin Üniversitesi ve Çin Bilimler Akademisi'nden araştırmacıların yürüttüğü çalışma, yapay ormanların su döngüsü üzerindeki etkisini inceledi. Nature dergisinde yayımlanan makaleye göre, tek tip ağaç türlerinden oluşan bu ormanlar, doğal ormanlara kıyasla yüzde 30 daha fazla su tüketiyor. Uzmanlar, bu durumun bölgedeki su kaynakları üzerinde baskı yaratabileceğini belirtiyor.
Projenin hedefleri ve sonuçları
Proje, Çin'in kuzeyindeki Gobi Çölü'nün yayılmasını durdurmayı ve bölgeye ekonomik fayda sağlamayı amaçlıyor. Şimdiye kadar 100 milyar yuan (yaklaşık 14 milyar dolar) harcanan proje, 450 milyon dönümlük bir alanı kapsıyor. Ancak bilim insanları, dikilen ağaçların büyük kısmının kavak gibi hızlı büyüyen türler olduğunu ve bu türlerin su ihtiyacının yüksek olduğunu vurguluyor.
Küresel yansımalar
Çin'in modeli, diğer ülkelerin çölleşmeyle mücadele politikalarına da ilham vermişti. Afrika'da 'Büyük Yeşil Duvar' projesi de benzer bir yaklaşım benimsiyor. Ancak uzmanlar, bu projelerin başarısının, biyolojik çeşitliliği ve su döngüsünü dikkate alan daha kapsamlı planlamalara bağlı olduğunu ifade ediyor.
Alternatif öneriler
Bilim dünyası, çölleşmeyle mücadelede yapay ormanlar yerine doğal bitki örtüsünü destekleyen, yerel türlerin kullanıldığı ve su tüketimi düşük ekosistemlerin tercih edilmesi gerektiğini savunuyor. Çin hükümeti ise projenin yararlarına dikkat çekerek, 'Yeşil Çin Seddi'nin erozyonu azalttığını ve karbon emilimine katkı sağladığını belirtiyor.
Bu tartışma, iklim değişikliğiyle mücadelede büyük ölçekli ağaçlandırma projelerinin tek başına yeterli olmadığını, ekosistemlerin karmaşık yapısının dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. Çin'in deneyimi, gelecekteki projelere ışık tutarken, su kaynaklarının korunması ve biyolojik çeşitliliğin önemi bir kez daha vurgulanıyor.