Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Karadeniz'deki güvenlik sorunlarının Rusya ve Ukrayna'ya narenciye sevkiyatını zorlaştırdığını belirterek, yeni pazarlara erişim için Demir İpek Yolu Projesi'nin Adana ve Mersin'e bağlanması çağrısında bulundu. Doğru, demiryolu bağlantısının ihracat maliyetlerini düşüreceğini ve pazarlara hızlı erişim sağlayacağını vurguladı.
Karadeniz'deki Kriz İhracatı Vurdu
Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz'de artan güvenlik riskleri, Türkiye'nin narenciye ihracatını olumsuz etkiliyor. Adana ve Mersin'den gemiyle yapılan sevkiyatlar, savaş nedeniyle ya uzun rotalar kullanmak zorunda kalıyor ya da tamamen durduruluyor. Mutlu Doğru, "Karadeniz'deki güvenlik sorunları, en büyük pazarlarımız olan Rusya ve Ukrayna'ya narenciye gönderimini neredeyse imkansız hale getirdi. Alternatif yollar arayışındayız" dedi.
Türkiye, dünyanın en büyük narenciye üreticilerinden biri ve Rusya en önemli ihracat pazarı konumunda. Ancak savaş nedeniyle bu pazara erişim zorlaşınca üreticiler yeni arayışlara yöneldi. Doğru, "Mersin ve Adana limanlarından çıkan ürünlerimiz, Karadeniz'deki mayın tehlikesi ve ekonomik belirsizlikler yüzünden uzun süre bekletiliyor. Bu da ürün kalitesini düşürüyor ve maliyetleri artırıyor" ifadelerini kullandı.
Demir İpek Yolu Projesi Nedir?
Demir İpek Yolu Projesi, Türkiye'yi Kafkasya üzerinden Orta Asya ve Çin'e bağlamayı hedefleyen bir demiryolu koridorudur. Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu hattı bu projenin en önemli ayağını oluşturuyor. Proje kapsamında Türkiye'den yüklenen trenler, Gürcistan ve Azerbaycan üzerinden Hazar Denizi'ne, oradan da Orta Asya'ya ulaşıyor. Ancak mevcut hatta Adana ve Mersin gibi Akdeniz liman kentlerinin doğrudan bağlantısı bulunmuyor.
Mutlu Doğru, "Demir İpek Yolu Projesi'nin Adana ve Mersin'e bağlanması halinde, narenciye ihracatımızı Orta Asya ve Çin pazarlarına çok daha hızlı ve güvenli bir şekilde ulaştırabiliriz. Bu bağlantı, sadece narenciye değil, tüm tarımsal ürünlerimiz için yeni kapılar açacak" diye konuştu.
Yeni Pazarlar İçin Umut
Doğru, demiryolu bağlantısının sadece ihracatı kolaylaştırmakla kalmayacağını, aynı zamanda nakliye maliyetlerini düşüreceğini ve karbon ayak izini azaltacağını belirtti. "Demiryolu, karayoluna göre çok daha ekonomik ve çevre dostu. Ürünlerimizi 10-15 günde Orta Asya'ya ulaştırabiliriz. Bu da tazelik açısından büyük avantaj sağlar" dedi.
Türkiye'nin narenciye ihracatı son yıllarda dalgalı bir seyir izliyor. 2023 yılında pandemi sonrası toparlanma yaşansa da, Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel ekonomik yavaşlama ihracatı olumsuz etkiledi. Adana ve Mersin, Türkiye'nin narenciye üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini karşılıyor. Bu bölgelerden yapılan ihracat, ülke ekonomisi için hayati önem taşıyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Ulaştırma uzmanları, Demir İpek Yolu Projesi'nin Akdeniz'e bağlanmasının teknik ve finansal zorlukları olduğunu belirtiyor. Ancak uzun vadede stratejik bir yatırım olacağı konusunda görüş birliği var. Projenin hayata geçmesi için altyapı çalışmalarının hızlandırılması ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi gerekiyor.
Adana Çiftçiler Birliği, konuyu yetkililere ilettiklerini ve destek beklediklerini açıkladı. Doğru, "Hükümetimizin bu projeye öncelik vermesini istiyoruz. Çiftçimizin ürünü tarlada kalmasın, yeni pazarlara ulaşsın" çağrısında bulundu.
Önümüzdeki dönemde narenciye ihracatının geleceği, hem küresel gelişmelere hem de Türkiye'nin lojistik yatırımlarına bağlı görünüyor. Demiryolu hamlesi, sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda tarımsal ihracatın sürdürülebilirliği için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.