CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in sırdaşı ve eski özel kalemi Sadık Can Köksal, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında tutuklandı. Belediye koridorlarından demir parmaklıklar ardına uzanan bu gelişme, Ankara'da siyasi kulisleri hareketlendirdi. Köksal, savcılığın sevk ettiği hakimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturmanın detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın uzun süredir üzerinde çalıştığı uyuşturucu ve fuhuş dosyası, CHP'li Çankaya Belediyesi'ne kadar uzandı. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişi ifade verirken, Sadık Can Köksal'ın belediyedeki görevi sırasında bazı şüphelilerle bağlantı kurduğu iddia ediliyor. Köksal, ifadesinde suçlamaları reddetti ancak mahkeme tarafından tutuklanmasına karar verildi.
Köksal'ın belediyedeki rolü
Sadık Can Köksal, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in özel kalem müdürü olarak görev yapıyordu. Belediye içinde "sırdaş" olarak bilinen Köksal, başkanın en yakın isimlerinden biriydi. Köksal'ın tutuklanması, belediye yönetimini de zor durumda bıraktı. CHP'li belediye, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Soruşturma kapsamında, daha önce de bazı isimlerin gözaltına alındığı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Köksal'ın, özellikle belediyenin bazı ihalelerinde ve personel alımlarında etkili olduğu, bu süreçte uyuşturucu şebekesiyle bağlantılı kişilere ayrıcalık tanıdığı iddia ediliyor.
Savcılık, soruşturmanın derinleştirilerek belediyedeki diğer isimlere de uzanabileceğini sinyalini verdi. Bu gelişme, CHP içinde de rahatsızlık yarattı. Bazı parti yöneticileri, yaşananların parti imajına zarar verdiğini belirtti.
Ankara kulislerinde, bu soruşturmanın siyasi bir boyut kazanabileceği konuşuluyor. Özellikle belediye başkanı Güner'in süreçte nasıl bir pozisyon alacağı merak ediliyor. Köksal'ın tutuklanmasıyla birlikte belediyede başlatılan iç denetim çalışmaları da hızlandırıldı.
Tutuklamanın ardından sosyal medyada da tartışmalar başladı. Kimi kullanıcılar yargının bağımsızlığına vurgu yaparken, kimileri de CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarını gündeme getirdi. Olay, yerel yönetimlerdeki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Öte yandan, Sadık Can Köksal'ın avukatı, müvekkilinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması talebinin reddedildiğini ve bu karara itiraz edeceklerini belirtti. Avukat, Köksal'ın sağlık durumunun tutukluluk haline uygun olmadığını iddia etti.
Soruşturma devam ederken, belediyenin ilgili birimlerinden çok sayıda belgeye el konuldu. Savcılık, dosya kapsamında gizlilik kararı aldığını duyurdu. Bu nedenle soruşturmayla ilgili yeni bilgilerin sınırlı olacağı ifade ediliyor.
Olayın arka planı
Türkiye'de yerel yönetimlerin özellikle büyükşehir belediyelerinde uyuşturucu ve fuhuş gibi suçlara karışma iddiaları zaman zaman gündeme geliyor. CHP'li belediyelerde de benzer skandallar yaşanmıştı. Bu olay ise başkanın en yakınındaki isimlerden birinin tutuklanmasıyla dikkat çekti. Uzmanlar, belediyelerdeki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Ankara'da siyasi partiler arasında yaşanan bu gelişme, 2024 yerel seçimleri öncesinde kamuoyunun gözünü bir kez daha belediyelere çevirdi. Vatandaşlar, şeffaf bir yönetim anlayışı beklerken, bu tür haberler toplumda güven sarsıntısına yol açabiliyor.