CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Mayıs ayına ilişkin Basın Özgürlüğü Raporu'nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, Türkiye'de basın özgürlüğü alanındaki endişe verici tabloya dikkat çeken Çakırözer, tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması için çağrı yaptı. Rapor, Mayıs ayında yaşanan basın özgürlüğü ihlallerini, tutuklu gazeteci sayılarını ve medya üzerindeki baskıları detaylandırıyor.
Basın özgürlüğü raporunda çarpıcı veriler
Çakırözer’in açıkladığı rapora göre, Mayıs ayında Türkiye genelinde en az 12 gazeteci gözaltına alındı, 4 gazeteci ise tutuklandı. Raporda, özellikle sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan soruşturmaların arttığı vurgulandı. Ayrıca, birden fazla gazeteci hakkında ‘örgüt propagandası’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamalarıyla dava açıldığı belirtildi. Çakırözer, bu durumun ifade özgürlüğü açısından kabul edilemez olduğunu söyledi.
Tutuklu gazetecilere özgürlük çağrısı
CHP'li vekil, raporun sunumunda yaptığı konuşmada, “Türkiye’de şu anda cezaevinde bulunan gazetecilerin sayısı 40’ı aşmış durumda. Bu gazetecilerin çoğu, haber yapma ve ifade özgürlüğü kapsamında yargılanıyor. Basın özgürlüğü demokrasinin olmazsa olmazıdır. Tutuklu gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması için hükümeti göreve çağırıyorum” ifadelerini kullandı. Çakırözer, ayrıca, gazetecilere yönelik sansür ve erişim engellemelerinin de sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.
Medya üzerindeki baskılar sürüyor
Raporda, Mayıs ayında 15 haber sitesine erişim engeli getirildiği, 30’dan fazla gazeteci hakkında ise soruşturma başlatıldığı bilgisi yer aldı. Çakırözer, özellikle yerel gazetecilerin maruz kaldığı baskılara dikkat çekerek, “Anadolu basını, ekonomik zorluklar ve hukuki baskılar altında ayakta kalmaya çalışıyor. Bu durumun düzeltilmesi için acil adımlar atılmalı” dedi.
Basın özgürlüğü raporu, CHP’nin her ay düzenli olarak yayımladığı bir çalışma olarak öne çıkıyor. Çakırözer, raporun uluslararası basın özgürlüğü kuruluşlarına da gönderileceğini belirtti.
Utku Çakırözer’in açıklamaları, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları tarafından desteklenirken, iktidar kanadından henüz bir yanıt gelmedi. Basın özgürlüğü, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde de kritik bir başlık olarak değerlendiriliyor. Siyasi analistler, bu tür raporların uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin imajını etkileyebileceği görüşünde.