Aziz İhsan Aktaş davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı Silivri'de savunma yapmaya devam eden tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, avukatları ile birlikte yaptığı açıklamada, kendisine yönelik baskıyı ve teklifleri anlattı. Akpolat, "'CHP'nin 38. Kurultayı'yla ilgili konuş, çık. Beşiktaş dosyasını temizleyelim' gibi söylemler oldu. Bu tekliflerin sahiplerini sorduğunuzda açıklardım; ancak savunmamda bu detayları paylaşarak gerçekleri ortaya koyuyorum" dedi.
Savunmada Gündem: "Beşiktaş Dosyası" Uzlaşması
Rıza Akpolat, hakkındaki suçlamaların asılsız olduğunu belirterek, yargı sürecinin "kumpas" niteliği taşıdığını öne sürdü. Beşiktaş Belediyesi'ndeki ihalelerle ilgili olarak kendisine yöneltilen "usulsüzlük" iddialarını reddeden Akpolat, dosyadaki delillerin manipüle edildiğini savundu. Savunmasında, bir dönem partisinin kurultay sürecine atıfta bulunularak kendisinden "siyasi rant" elde edilmek istendiğini aktardı.
Akpolat, "Bana, kurultayda aleyhte konuşmam karşılığında dosyamın kapatılacağı ima edildi. Ben bu tür bir pazarlığa asla yanaşmadım. Kimlerin bu teklifi yaptığını savunmamda ifşa ettim; adalet önünde her şey aydınlanacak" şeklinde konuştu. Hakkındaki tüm suçlamaların siyasi bir komplo olduğunu vurgulayan Akpolat, tahliye talebinin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Dava Süreci ve Siyasi Boyut
Aziz İhsan Aktaş davası, Beşiktaş Belediyesi ile ilgili yolsuzluk ve irtifak iddialarını kapsıyor. Rıza Akpolat, geçtiğimiz aylarda gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı. Davanın siyasi bir yönü olduğunu iddia eden CHP yönetimi, Akpolat'ın serbest bırakılması için hukuki mücadele yürütüyor. Akpolat'ın savunması, parti içindeki bazı isimleri de zor durumda bırakacak nitelikte. Siyasi kulislerde, bu açıklamaların partide yeni bir tartışma başlatabileceği yorumları yapılıyor.
Duruşma, Silivri Cezaevi yakınlarındaki adliyede görülüyor. Akpolat'ın savunması, mahkeme heyeti tarafından dikkatle dinlendi. Kararın önümüzdeki haftalarda açıklanması bekleniyor.
Rıza Akpolat'ın bu savunması, hem hukukçular hem de siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Özellikle "kurultay" ve "dosya temizleme" ifadeleri, dava sürecinin yalnızca adli bir mesele olmadığını, aynı zamanda siyasi bir pazarlığa sahne olduğunu gösteriyor. Hukukun üstünlüğü ilkesi gereği, bu tür iddiaların bağımsız yargı tarafından titizlikle soruşturulması elzemdir. Savunmanın ortaya koyduğu çelişkiler, dosyanın yeniden ele alınmasını gerektiriyor. Kamuoyunun bu davayı izlemeye devam etmesi, şeffaf bir yargı sürecinin işlemesi açısından büyük önem taşıyor.