CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer tutukluları ziyaret etme talebinin Adalet Bakanlığı tarafından reddedildiğini duyurdu. Bülbül, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın daha önce yaptığı "yasak yok" açıklamasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, İmamoğlu'na fiilen tecrit uygulandığını savundu.
Ziyaret talebi resmen reddedildi
CHP Milletvekili Süleyman Bülbül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Silivri Cezaevi'ndeki İmamoğlu ve diğer tutuklu milletvekillerini ziyaret etmek için Adalet Bakanlığı'na başvurduğunu ancak başvurusunun olumsuz yanıtlandığını ifade etti. Bülbül, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Adalet Bakanlığı tarafından ziyaret talebim reddedildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'yasak yok' açıklaması doğru değil. İmamoğlu'na tecrit uygulanıyor. Bu durum, hukukun üstünlüğüne ve temel insan haklarına aykırıdır."
Bülbül, reddedilen ziyaret talebinin, İmamoğlu ve diğer tutukluların hukuki durumlarına ilişkin bilgi almak ve ihtiyaçlarını yerinde görmek amacı taşıdığını vurguladı. Milletvekili olarak Anayasa'nın kendilerine tanıdığı denetim yetkisini kullanmak istediklerini ancak engellendiklerini belirtti.
Siyasi kriz derinleşiyor
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 19 Aralık 2023 tarihinde Silivri Cezaevi'ne gönderilmişti. İmamoğlu'nun tutuklanması, yurt içinde ve yurt dışında geniş yankı uyandırmış, CHP tarafından "siyasi bir darbe" olarak nitelendirilmişti. İmamoğlu hakkında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmaları kapsamında işlem yapıldığı bildirilmişti. CHP yetkilileri, İmamoğlu'nun siyasi nedenlerle hedef alındığını ve bu sürecin hukuki değil, siyasi olduğunu savunuyor.
Bülbül'ün açıklamaları, cezaevinde İmamoğlu'na yönelik özel bir muamele yapıldığı iddialarını yeniden gündeme taşıdı. CHP'li vekil, ziyaret talebinin reddedilmesinin, tutukluların aileleri ve avukatlarıyla görüşmesinin de engellendiği anlamına geldiğini söyledi. "Bu bir tecrittir. İmamoğlu ve arkadaşları, dış dünyayla bağlantıları kesilmeye çalışılıyor. Bu kabul edilemez," dedi.
Adalet Bakanlığı ise henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın daha önce yaptığı "ziyaret yasağı yok" açıklaması, Bülbül'ün iddialarıyla çelişiyor. Bu durum, kamuoyunda kafa karışıklığına neden oldu. İmamoğlu'nun avukatları da benzer şekilde, müvekkillerine erişim konusunda sorunlar yaşadıklarını belirtmişti.
Öte yandan CHP, konuyu Meclis gündemine taşımayı planlıyor. Parti sözcüleri, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un konuya ilişkin bilgi vermesi için genel kurulda sözlü soru önergesi vereceklerini açıkladı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "İmamoğlu'na uygulanan tecridi tüm dünyaya duyuracağız. Bu bir hukuk skandalıdır," dedi.
Yaşanan bu gelişme, Türkiye'de siyasi gerilimi daha da tırmandırdı. Muhalefet partileri, iktidarı hukuku siyasallaştırmakla suçlarken, iktidar kanadı yargı sürecine müdahale edilmemesi gerektiğini savunuyor. İmamoğlu'nun dosyasının, bağımsız mahkemelerde yargılanması gerektiği vurgulanıyor. Ancak CHP, sürecin başından beri adil yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini iddia ediyor.
Bu olay, Türkiye'de siyasi partiler arasındaki uçurumun ne kadar derin olduğunu bir kez daha gösterdi. İmamoğlu'nun tutukluluğu ve ziyaret taleplerinin reddi, muhalefetin iktidara yönelik eleştirilerini artırırken, toplumda da kutuplaşmayı körüklüyor. Önümüzdeki günlerde konunun Meclis'te nasıl bir tartışmaya yol açacağı ve hükümetin bu iddialara nasıl yanıt vereceği merak konusu.