CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Alpu ilçesine bağlı Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallelerini kapsayan bölgede yeniden ÇED süreci başlatılan altın-gümüş madeni projesiyle ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'na soru önergesi sundu. Arslan, bölgede tarım arazilerinin ve su kaynaklarının korunması gerektiğini vurgulayarak, "Alpu Ovası'nda kimin çıkarı korunuyor?" sorusunu yöneltti.
Proje Arka Planı ve ÇED Süreci
Alpu Ovası'nda yüzeyde altın ve gümüş madeni çıkarılması planlanan proje, ilk kez 2012 yılında gündeme gelmişti. O tarihten bu yana bölge halkı ve çevre örgütleri, projenin tarım arazilerini, yeraltı su kaynaklarını ve ekosistemi tehdit ettiği gerekçesiyle karşı çıkmıştı. 2020 yılında verilen ÇED olumlu kararı, Danıştay tarafından iptal edilmişti. Ancak şirket, mahkeme kararının ardından yeni bir ÇED başvurusu yaparak süreci yeniden başlattı.
Arslan, önergesinde, "Eskişehir'in tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip olan Alpu Ovası'nda, binlerce dönüm tarım arazisi maden faaliyetleri nedeniyle tehlike altına girecektir. Bölgedeki yeraltı suyu seviyesi ve kalitesi ciddi biçimde etkilenecektir" ifadelerini kullandı. Milletvekili ayrıca, projenin ÇED sürecinde bakanlıkların tarım arazilerinin korunmasına yönelik hangi önlemleri aldığını sordu.
Soru Önergesinin İçeriği
Arslan, üç bakanlığa yönelttiği soru önergesinde şu başlıkları gündeme getirdi:
- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na: "Alpu Ovası'ndaki maden projesi için yeniden başlatılan ÇED sürecinde, Danıştay'ın iptal kararındaki gerekçeler dikkate alınmış mıdır? Bakanlık, tarım arazilerinin ve su kaynaklarının korunması için hangi ek tedbirleri almıştır?"
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na: "Bölgedeki altın-gümüş madeni rezervi nedir? Maden işletmesi için verilen ruhsatlar ve süreleri hakkında bilgi verir misiniz? Projenin ülke ekonomisine katkısı ne kadar olacaktır?"
- Tarım ve Orman Bakanlığı'na: "Maden sahası ve çevresindeki tarım arazilerinin verimliliği, yeraltı suyu durumu ve bölgedeki hayvancılık faaliyetleri hakkında güncel bir envanter çalışması var mı? Bakanlık, olası tarımsal kayıplara karşı hangi telafi planlarını hazırlamıştır?"
Arslan ayrıca, ÇED sürecine katılan kurumların görüşlerinin yeterince dikkate alınıp alınmadığını ve bakanlıkların projeye yönelik kendi iç değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşıp paylaşmadığını sordu.
Bölge Halkının Tepkileri
Alpu Ovası'nda yaşayan çiftçiler ve sivil toplum kuruluşları, projenin yeniden gündeme gelmesine tepki gösteriyor. Esence Mahallesi muhtarı, "Biz bu ovada nesillerdir tarım yapıyoruz. Maden, suyumuzu ve toprağımızı zehirleyecek. Çocuklarımızın geleceği karartılıyor" dedi. CHP'li Arslan da yaptığı açıklamada, "Alpu Ovası, Eskişehir'in tahıl ambarıdır. Bu ovada maden çıkarmak, tarımı yok etmek demektir. Bakanlıkların bu projeye onay vermesi halinde telafisi mümkün olmayan çevre felaketleri yaşanacaktır" uyarısında bulundu.
Öte yandan, projenin sahibi şirket yetkilileri ise modern teknoloji kullanarak çevreye duyarlı bir üretim yapacaklarını ve istihdama katkı sağlayacaklarını savunuyor. Şirket, ÇED sürecinin tüm yasal gerekliliklere uygun şekilde yürütüldüğünü iddia ediyor. Ancak çevre örgütleri, Türkiye'deki maden sahalarında yaşanan çevre felaketlerine dikkat çekerek, Alpu Ovası'nda da benzer durumların yaşanabileceğini belirtiyor.
CHP'li Arslan'ın soru önergesi, bakanlıklara iletildi. Bakanlıkların yanıt süresi anayasal olarak 15 gün olmakla birlikte, çoğu zaman bu sürenin aşıldığı biliniyor. Kamuoyu, bakanlıklardan gelecek yanıtları ve ÇED sürecinin nasıl sonuçlanacağını merakla bekliyor.
Değerlendirme: Tarım ve Madencilik Çatışması
Alpu Ovası'ndaki maden projesi, Türkiye'de sıkça karşılaşılan tarım-madencilik çatışmasının yeni bir örneği. Bir yanda stratejik maden kaynaklarının ekonomiye kazandırılması hedefi, diğer yanda verimli tarım arazilerinin ve su havzalarının korunması gerekliliği. Danıştay'ın daha önce iptal ettiği bir ÇED kararının ardından aynı projenin yeniden gündeme gelmesi, yargı kararlarının uygulanması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından soru işaretleri yaratıyor. CHP'li vekilin soru önergesi, bu sürecin şeffaflıkla yürütülmesini talep etmesi bakımından önemli. Bakanlıkların vereceği yanıtlar, gelecekteki benzer projeler için de emsal teşkil edebilir.