Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, partinin Özgür Özel liderliğinde geçirdiği dönemde medya ve trol ordusuna yapılan harcamaları ifşa etti. Fırat, fondaş medya kuruluşları ve sosyal medya trol ağlarına toplamda 775 milyon TL aktarıldığını belirterek, kamuoyunda algı oluşturmak için kullanılan bu yöntemin parti içinde de tartışma yarattığını söyledi.
Trol ağı ve medya harcamaları detaylandı
Fırat'ın açıklamasına göre, CHP yönetimi Özgür Özel'in genel başkan seçilmesinin ardından iletişim stratejisini tamamen değiştirdi. Parti, kendisine yakın medya organlarına reklam ve sponsorluk adı altında 500 milyon TL'nin üzerinde kaynak aktardı. Bunun yanı sıra, sosyal medyada etki oluşturmak için kurulan trol ordusuna da 275 milyon TL ödendiği ifade edildi. Bu trol ağının, muhalif gazetecilere ve siyasetçilere yönelik linç kampanyaları düzenlediği, iktidar yanlısı hesaplarla koordineli çalıştığı iddia ediliyor.
Parti içinde kriz büyüyor
Bu açıklamalar, CHP içinde zaten var olan krizi daha da derinleştirdi. Birçok parti üyesi, bu tür harcamaların şeffaf olmadığını ve parti tüzüğüne aykırı olduğunu savunuyor. Özellikle gençlik kolları ve bazı il başkanlıkları, bu paraların eğitim, sosyal yardım ve projeler için kullanılması gerektiğini belirterek yönetimi eleştirdi. Öte yandan, Özgür Özel'e yakın kaynaklar, bu harcamaların seçim stratejisi kapsamında yapıldığını ve sonuç alındığını iddia ediyor.
Kamuoyu ve hukuki süreç
Olayın kamuoyuna yansımasının ardından birçok sivil toplum kuruluşu, Sayıştay denetimi ve adli soruşturma çağrısında bulundu. Hukukçular, parti kasasından yapılan bu büyük harcamaların kaynağının sorgulanması gerektiğini ve şeffaf bir şekilde açıklanması talebini dile getirdi. CHP Genel Merkezi ise konuyla ilgili henüz resmi bir yazılı açıklama yapmadı. Ancak edinilen bilgilere göre, parti içi bir denetim komisyonu kurulması ve harcamaların incelenmesi gündemde. Bu gelişme, Türkiye siyasetinde parti içi muhasebe ve kaynak kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Bağımsız değerlendirme: CHP'nin bu tür bir iletişim stratejisi izlemesi, parti içi demokrasi ve şeffaflık açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor. Özellikle 'halkın partisi' iddiasıyla yola çıkan bir siyasi oluşumun, bu kadar yüksek meblağları perde arkasında kullanması, güven sorununu derinleştirebilir. Bu durum, aynı zamanda siyasi partilerin mali denetiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.