CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut, Silivri Belediyesi’ne yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında dün gözaltına alındı. Bu sabah adliyeye sevk edilen Bulut, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi. Süreç, kamuoyunda siyasi bir soruşturma olarak tartışılmaya devam ediyor.
Soruşturma detayları ve gözaltı süreci
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, Belediye Başkanı Volkan Yılmaz ve bazı belediye yetkililerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmıştı. Doruk Bulut, dün sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Gözaltı sürecinde Bulut’un avukatlarına ulaşmasına izin verilmediği öne sürülürken, CHP yetkilileri bu durumu “hukuki bir skandal” olarak nitelendirdi. Bulut, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün öğle saatlerinde Silivri Adliyesi’ne getirildi. Savcılıkta yaklaşık 3 saat ifade veren Bulut, soruşturmanın gizliliği gerekçesiyle ifade içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı. İfade sonrası nöbetçi savcı, Bulut’un tutuklanması talebiyle dosyayı sulh ceza hakimliğine gönderdi. Hakimlik, şüpheli ve avukatlarının savunmasını aldıktan sonra kararını açıklayacak.
Siyasi partilerden tepkiler
Doruk Bulut’un gözaltına alınması ve tutuklanma talebi, siyasi partiler arasında tansiyonu yükseltti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu operasyon, iktidarın muhalefet belediyelerine yönelik sistematik baskısının yeni bir halkasıdır. Silivri halkının iradesine saygı duyulmasını istiyoruz” dedi. CHP lideri, partisinin hukuki süreci yakından takip edeceğini belirtti. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye’de hukuk devleti ilkeleri askıya alınmış durumda. Bugün bir ilçe başkanı, yarın bir genel başkan olabilir” ifadelerini kullandı. DEVA Partisi ve Gelecek Partisi yetkilileri de yazılı açıklamalarla süreci eleştirdi. AK Parti cephesinden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak kulislerde, soruşturmanın yargı bağımsızlığı çerçevesinde yürüdüğü ve herhangi bir siyasi müdahale olmadığı yönünde görüşler ifade ediliyor.
Daha önceki belediye operasyonları
Silivri Belediyesi’ne yönelik soruşturma, son yıllarda CHP’li belediyelere yönelik artan adli işlemler zincirinin bir parçası olarak görülüyor. 2022 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik başlatılan “terör soruşturması” ve Ekrem İmamoğlu hakkındaki “ahmak davası” benzer tartışmaları gündeme getirmişti. Aynı şekilde Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “ihale” soruşturmaları da kamuoyunda yankı uyandırmıştı. Silivri’deki operasyon, özellikle yaklaşan yerel seçim öncesi muhalefet belediyelerine yönelik bir “sindirme harekatı” olarak yorumlanıyor. CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların seçim dönemlerinde yoğunlaşması, siyasi partiler arasındaki güvensizliği artıran bir unsur haline gelmiş durumda. Hukukçular, iddianamelerin ve gerekçeli kararların kamuoyuyla paylaşılmasının, yargıya olan güvenin tesisinde kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, Doruk Bulut’un tutuklama talebiyle sevk edilmesi, ilçe başkanı düzeyindeki bir siyasetçinin karşı karşıya olduğu en ciddi adli süreç olarak kaydedildi. CHP İlçe Başkanı’nın yanı sıra CHP Silivri İlçe Yönetimi’nin bazı üyelerinin de ifadeye çağrılması bekleniyor. Parti yönetimi, bu sürecin bir “linç kampanyasına” dönüşmemesi için hukuki yollara başvurmayı planlıyor.
Türkiye’de siyaset ve hukuk arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği bir dönemde, Silivri’de yaşanan bu gelişme, yargı bağımsızlığı ve siyasi partilerin örgütlenme özgürlüğü bağlamında önemli bir sınav niteliği taşıyor. Demokratik bir hukuk devletinde, hiçbir siyasi aktör, sırf siyasi kimliği nedeniyle adli işlemlerin hedefi olmamalıdır. Soruşturmanın şeffaf ve tarafsız bir biçimde yürütülmesi, kamu vicdanının rahatlaması açısından belirleyici olacaktır.