CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek'in randevu alınarak ifadeye çağrılmasını eleştirerek, "Eşitlikse, Gökçek de tutuklu yargılanmalı" dedi. Özel, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, yargı süreçlerindeki çifte standarda dikkat çekti ve Gökçek'in tutuksuz yargılanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
"Kayıkçı kavgası değil, eşitlik meselesi"
Özel, Gökçek'in ifadeye çağrılma şeklini "kayıkçı kavgası" olarak nitelendirerek, "Burada kayıkçı kavgası olur. Mış gibi yaparlar. 'Zaten soruşturma açtık, ifadeye çağırdık' derler. Ama bu bir eşitlik meselesidir. Eğer bir yanda tutuklu yargılananlar varsa, aynı suçlamalarla karşı karşıya olan Gökçek de tutuklu yargılanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Özel, Gökçek'in geçmiş dönemdeki icraatlarına ve yolsuzluk iddialarına atıfta bulunarak, "Ankara'da yıllarca görev yapmış bir ismin, hakkındaki ciddi iddialara rağmen tutuksuz yargılanması, yargıya olan güveni zedeler. Adalet herkese lazım, ama önce eşit olmalı" diye konuştu.
Gökçek hakkındaki suçlamalar
Melih Gökçek, 1994-2017 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmıştı. Görevi süresince birçok ihale ve imar usulsüzlüğü iddiasıyla gündeme gelmiş, ancak hakkında herhangi bir tutuklama kararı çıkmamıştı. Son olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında Gökçek'in ifadeye çağrıldığı öğrenildi. Gökçek'in avukatı aracılığıyla randevu alarak ifade vereceği belirtiliyor.
Özel, bu sürecin diğer sanıklar için nasıl işlediğini hatırlatarak, "CHP'li belediye başkanlarına yönelik soruşturmalarda sabahın köründe ev baskınları yapılırken, Gökçek'in randevuyla ifade vermesi adaletsizliğin göstergesidir" dedi.
"Yargı bağımsız değil"
Özgür Özel, Türkiye'de yargının bağımsız olmadığını savunarak, "İktidarın istediği zaman devreye giren bir yargı mekanizması var. Bu mekanizma, kendine yakın olanları korurken, muhalefeti susturmak için kullanılıyor. Gökçek olayı da bunun bir örneğidir. Eğer gerçekten adalet aranıyorsa, Gökçek hakkında da tutuklama kararı çıkarılmalı ve yargılama tutuklu yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.
Özel, ayrıca iktidarın yargı üzerindeki baskısının son bulması gerektiğini belirterek, "Biz CHP olarak herkes için adalet istiyoruz. Ancak adaletin tecellisi için önce eşitlik şart. Bugün Gökçek'e gösterilen tolerans, yarın başka bir iktidar yanlısına gösterilirse, bu ülkede adalete olan inanç tamamen yok olur" dedi.
Siyasi kulislerde Gökçek tartışması
Melih Gökçek'in ifadeye çağrılması, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı. Bazı AKP'liler, Gökçek'in geçmişte partilerine yaptığı hizmetlere vurgu yaparak, soruşturmanın siyasi olduğunu iddia ederken, muhalefet kanadı ise bunun geç kalınmış bir adım olduğunu belirtiyor. Özellikle eski AKP'li yöneticilerin bir kısmı, Gökçek'in partiden ihraç edilmesinin ardından yaşanan süreçte, yargının harekete geçmesini "intikam" olarak yorumluyor.
Öte yandan, Gökçek'in avukatı yaptığı açıklamada, müvekkilinin suçsuz olduğunu ve ifadeye giderek gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sağlayacağını söyledi. Avukat, "Müvekkilim hakkındaki iddialar asılsızdır. Soruşturma sürecine saygı duyuyoruz ve ifade vereceğiz" dedi.
CHP'nin tutumu ve beklentiler
CHP, uzun süredir yargıdaki çifte standardı dile getiriyor. Parti yönetimi, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik soruşturmalarda tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesini örnek göstererek, aynı hassasiyetin Gökçek için de gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Özel, konuşmasında bu karşılaştırmayı yaparak, "İmamoğlu'na 'yolsuzluk' iddiasıyla sabah operasyonu düzenlenirken, Gökçek'e randevu veriliyor. Bu açık bir çifte standarttır" dedi.
Önümüzdeki günlerde Gökçek'in ifade vermesinin ardından savcılığın nasıl bir karar vereceği merak konusu. Eğer tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilirse, bu Türkiye'de yargı reformu tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Ancak şu an için Gökçek'in tutuksuz yargılanacağı yönünde güçlü bir beklenti var.
Sonuç olarak, Özgür Özel'in çağrısı, yargıdaki eşitsizlik algısını bir kez daha gündeme taşıdı. Gökçek gibi isimlerin dokunulmazlığı, halkın adalete olan güvenini sarsıyor. Eğer gerçekten eşitlik isteniyorsa, tutukluluk kararları herkes için aynı kriterlere göre verilmeli. Aksi halde, "kayıkçı kavgası" dediğimiz şey, aslında adaletin kendisi olur.