CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13-14 Ocak tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirdiği programlara, partisinin birçok belediye başkanının katılmaması siyaset kulislerinde geniş yankı buldu. Kılıçdaroğlu, kentte sivil toplum kuruluşları ziyaretleri ve partililerle buluşma etkinlikleri düzenlerken, CHP’li ilçe ve büyükşehir belediye başkanlarının büyük bölümü programlarda görünmedi. Bu durum, “sessiz boykot” iddialarını gündeme getirdi.
İzmir’de Eksik Kalan İsimler
Kılıçdaroğlu’nun İzmir temasları kapsamında düzenlenen toplantılara Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yanı sıra Bornova, Karşıyaka, Konak, Buca gibi kritik ilçelerin belediye başkanlarının katılmadığı öğrenildi. Katılımın sınırlı kalması, özellikle 2024 yerel seçimlerinin ardından parti içinde yaşanan görev değişimleri ve yeni yönetim anlayışıyla ilişkilendiriliyor.
CHP kulislerine göre, belediye başkanlarının programlara katılmama gerekçeleri arasında “yoğun belediye mesaileri” öne sürülse de, asıl nedenin Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki eleştirel tutumu ve son dönemdeki çıkışları olduğu konuşuluyor. Kılıçdaroğlu’nun özellikle kurultay sürecinde yaptığı açıklamalar, parti yönetimini ve bazı belediye başkanlarını rahatsız etmişti.
Kılıçdaroğlu’ndan Mesaj: “Herkes Görevini Yapmalı”
Programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, katılım azlığına dair doğrudan bir yorum yapmaktan kaçındı. Ancak “Partimizin belediye başkanları halka hizmet etmeye odaklanmalı. Ben de partimin bir neferi olarak üzerime düşeni yapıyorum” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri, parti içindeki mesaj trafiğinin devam ettiği şeklinde yorumlandı.
Öte yandan CHP Genel Merkezi’nden konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Parti sözcüsü, gündeme dair soruları “belediye başkanlarımızın programları kendi takvimlerine göre planlanır” diyerek geçiştirdi.
Parti İçi Dengeler ve 2028 Hedefi
CHP’de 2023 genel seçimlerinin ardından başlayan değişim süreci, 2024 yerel seçimleriyle yeni bir ivme kazandı. Özgür Özel’in genel başkanlığında parti yönetimi, yerel yönetimlere ağırlık verirken, Kılıçdaroğlu’nun zaman zaman yaptığı açıklamalar parti içinde farklı seslerin çıkmasına neden oluyor. Bu durum, “Kılıçdaroğlu etrafında yeni bir hat mı oluşuyor?” sorusunu akıllara getiriyor.
Siyaset bilimcilere göre, belediye başkanlarının Kılıçdaroğlu’nun etkinliklerine katılmaması, parti içi bir denge politikası olarak okunabilir. 2028 seçimleri öncesinde belediye başkanlarının kendi bölgelerinde güçlü kalma ve Genel Merkez ile ters düşmeme çabası, bu tür sessiz mesafeleri beraberinde getiriyor.
Benzer Olaylar ve Tarihsel Arka Plan
CHP’de daha önce de benzer katılım sorunları yaşanmıştı. Örneğin, 2019 yerel seçimleri sonrası bazı belediye başkanlarının genel merkez toplantılarına katılmaması tartışma yaratmıştı. Ancak bu kez durumun daha sistematik bir hal aldığı iddia ediliyor. Kılıçdaroğlu’nun son altı ayda İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlediği etkinliklerde de benzer bir tablo gözlemlenmişti.
Parti tüzüğüne göre belediye başkanları, genel başkanın daveti üzerine toplantılara katılmakla yükümlü. Ancak davetlerin ne şekilde yapıldığı ve katılımın zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yorumlar bulunuyor. Kılıçdaroğlu’nun artık genel başkan olmadığı için bu tür etkinliklerin “parti içi ziyaret” kapsamında değerlendirildiği belirtiliyor.
Kamuoyu ve Medya Yansımaları
Olay, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Bazı kullanıcılar “Kılıçdaroğlu’na saygısızlık” yorumu yaparken, bazıları ise “parti içi demokrasi” vurgusu yaptı. Medyada çıkan haberlerde, CHP’nin “sessiz boykot” ile sarsıldığı yorumları öne çıktı.
Önümüzdeki günlerde CHP’nin olağan kurultay süreci ve yerel yönetimler toplantıları, bu tartışmanın seyrini belirleyecek. Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki haftalarda Ankara’da da bir dizi ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu ziyaretlerde katılımın nasıl olacağı, parti içi dengeler açısından önemli bir gösterge olacak.
Sonuç olarak, CHP’li belediye başkanlarının Kılıçdaroğlu’nun İzmir programına göstermediği ilgi, parti içindeki gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki ağırlığını koruma çabası ile belediye başkanlarının yerel güçlerini konsolide etme stratejisi arasındaki denge, önümüzdeki dönemde CHP’nin iç dinamiklerini şekillendirecek gibi görünüyor.