CHP'de olağanüstü kurultay tartışmaları kapsamında Özgür Özel'in avukatı ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı bir araya geldi. Görüşmede Özel'in avukatı, kamu ve seçim hukuku alanında uzman isimlerin "kurultay yapılabilir" yönündeki değerlendirmelerini içeren makaleleri sundu. Kılıçdaroğlu tarafı ise bu görüşlerin aksini savunan herhangi bir uzman değerlendirmesi getiremedi.
Görüşmede neler yaşandı?
İki avukat arasındaki saatler süren görüşmede, Özel'in avukatı, Türkiye'deki kamu hukuku ve seçim hukuku alanında tanınmış akademisyenlerin görüşlerini içeren bir dosya sundu. Dosyada yer alan uzmanların tamamı, mevcut parti tüzüğü ve yasal düzenlemeler çerçevesinde olağanüstü kurultayın toplanmasının mümkün olduğu görüşünde birleşiyor. Buna karşılık Kılıçdaroğlu'nun avukatı, bu görüşleri çürütecek herhangi bir karşı rapor veya uzman değerlendirmesi sunamadı. Tarafların görüş ayrılığını koruduğu belirtilirken, sürecin hukuki zeminde nasıl ilerleyeceği merak konusu.
Kurultay çağrıları ve hukuki boyut
CHP'de bir süredir parti içi muhalefet, genel başkan değişikliği için olağanüstü kurultay toplanması çağrısı yapıyor. Özgür Özel'in başını çektiği muhalif kanat, mevcut yönetimin partiyi seçim başarısızlığına sürüklediğini ve değişimin şart olduğunu savunuyor. Kılıçdaroğlu cephesi ise kurultay kararının sadece genel başkanın yetkisinde olduğunu ve mevcut durumda kurultay toplanmasının hukuken mümkün olmadığını iddia ediyor. Ancak kamu hukuku uzmanlarının büyük çoğunluğu, parti tüzüğünün 102. maddesi gereğince, delegelerin en az üçte birinin imzasıyla olağanüstü kurultayın toplanabileceğini belirtiyor. Bu çerçevede muhalif kanat, gerekli imza sayısına ulaştıklarını ve kurultayın en kısa sürede yapılması gerektiğini ifade ediyor.
Uzman görüşleri ne diyor?
Anayasa hukuku profesörü Dr. Ali Acar, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Dernekler Kanunu ve siyasi partiler kanunu çerçevesinde, genel başkanın istifası veya gensoru gibi bir durum olmasa bile, delegelerin yeterli çoğunluğu ile olağanüstü kurultay toplanabilir. Bu, demokratik parti içi işleyişin bir gereğidir" dedi. Seçim hukuku uzmanı Prof. Dr. Ayşe Yılmaz ise, "Parti tüzüğünde belirtilen usullere uyulması halinde kurultayın toplanmasının önünde herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. Aksini iddia edenlerin somut bir hukuki dayanak göstermesi gerekir" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu cephesinin stratejisi
Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, kurultayın bu aşamada toplanmasının partiyi seçime götürecek bir kaosa sürükleyeceğini ve bunun da AK Parti'ye yarayacağını savunuyor. Öte yandan, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı bırakmaya niyetli olmadığı ve sonuna kadar mücadele edeceği belirtiliyor. Parti içi muhalefet ise bu tutumu "demokrasiye aykırı" olarak nitelendiriyor.
Bağımsız değerlendirme
CHP'deki bu kurultay krizi, partinin iç demokrasi pratiği ve kriz yönetimi açısından önemli bir sınav. Uzman görüşlerinin neredeyse tamamı kurultayın yapılabileceği yönünde olmasına rağmen, genel başkanın direnci süreci uzatıyor. Bu durum, parti tabanında huzursuzluğu artırırken, kamuoyunda CHP'nin demokratik bir parti olup olmadığı sorusunu da gündeme getiriyor. Yakın gelecekte yaşanacak gelişmeler, sadece CHP'nin değil, Türkiye siyasetinin de yönünü etkileyebilir.