CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin kurultaya gitmeme yönündeki açıklamalarına karşı parti içinden 307 milletvekili ortak bir bildiriyle demokrasi vurgusu yaptı. Millet iradesine darbe olarak nitelenen bu tutuma karşı çıkan vekiller, "CHP sahipsiz değildir" mesajı verdi. Parti içi muhalefet, olağanüstü kurultay talebini yineleyerek, 38 milletvekilinin desteğini aldı.
Kurultay kararı ve parti içi tepkiler
Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, yaklaşan kurultay sürecine ilişkin "mevcut koşullarda kurultayın ertelenmesi" yönünde bir açıklama yapmıştı. Bu açıklama, parti içinde geniş yankı uyandırdı. Özellikle genel merkez yönetimine yakın isimler tarafından desteklenen karar, muhalif kanat tarafından "parti içi demokrasinin ayaklar altına alınması" olarak yorumlandı. CHP'li 307 milletvekili, ortak bir basın açıklaması yaparak kararı eleştirdi ve "Millet iradesine darbe yapılamaz" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu'na sahip çıkma çağrısı
Bildiride, "CHP sahipsiz değildir" vurgusu yapılırken, Kılıçdaroğlu yönetimine destek mesajı da verildi. Ancak muhalif kanat, kurultayın ertelenmesi yerine olağanüstü kurultayın bir an önce toplanması gerektiğini savunuyor. 307 vekilin arasında yer alan bazı isimler, sürecin partiyi zora soktuğunu ve kamuoyunda güven kaybına yol açtığını belirtti. CHP'nin geleneksel demokrasi anlayışına atıfta bulunan vekiller, kurultayın ertelenmesinin parti tüzüğüne aykırı olduğunu iddia etti.
Olağanüstü kurultay talebi
Muhalefet kanadı, 38 milletvekilinin desteğiyle olağanüstü kurultay için imza toplamaya başladı. CHP tüzüğüne göre, 38 milletvekilinin başvurusuyla olağanüstü kurultay çağrısı yapılabiliyor. Bu sürecin önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor. Parti içinde yaşanan bu gelişmeler, CHP'nin seçim sürecine nasıl hazırlanacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor. Bazı siyaset bilimciler, bu krizin partinin seçmen nezdinde güvenilirliğini etkileyebileceğini ifade ediyor.
Türkiye'de demokrasi kültürünün gelişmesi adına partilerin kendi iç işleyişlerinde şeffaflık ve katılımcılığı öncelemesi gerekiyor. CHP'nin bu krizi aşabilmesi, tüm aktörlerin ortak akılla hareket etmesine bağlı. Parti yönetiminin atacağı adımlar, sadece CHP için değil, Türk siyasetinin geleceği açısından da belirleyici olacak.