CHP İstanbul İl Başkanlığı binasına, yaklaşık 10 ay aradan sonra dün gece saatlerinde polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Operasyonun, binada asılı bulunan Ekrem İmamoğlu posteriyle ilgili olduğu öğrenildi. Yaklaşık 45 dakika süren müdahale sırasında ekipler, posterin kaldırılmasını sağlarken, olayla ilgili gözaltı yapılıp yapılmadığı henüz netlik kazanmadı.
Polisin Müdahalesi ve Yaşananlar
Gece saat 02.00 sıralarında İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı çok sayıda polis ekibi, CHP İstanbul İl Başkanlığının bulunduğu binaya geldi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, ekipler öncelikle bina önünde güvenlik önlemi aldı, ardından daireye girerek posterin bulunduğu alana yöneldi. Parti yetkilileri, müdahaleyi hukuk dışı olarak nitelendirdi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, yazılı bir açıklamayla 'Partimizin binasında asılı olan, belediye başkanımızın posterini kaldırmaya yönelik bu baskın, siyasi bir operasyondur' dedi. Olayın ardından partililer binada nöbet tutmaya başlarken, saat 06.00 itibarıyla polis ekipleri binadan ayrıldı.
10 Ay Önceki Baskın ve Benzerlikler
Geçtiğimiz yıl Nisan ayında da CHP İstanbul İl Başkanlığına polis tarafından operasyon düzenlenmişti. O dönemde de parti binasında yapılan aramalarda çeşitli belgelere el konulmuş, tartışma yaratmıştı. Bugünkü müdahale, 10 ay sonra benzer bir gerekçeyle yapıldı. İmamoğlu posteri, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen İmamoğlu'nun başkanlık sürecini simgeleyen bir unsur olarak değerlendiriliyor. Posterin kaldırılmasının, seçimler sonrası siyasi gerilimi tırmandıran bir adım olduğu yorumları yapılıyor.
Hukuki Süreç ve Siyasi Yansımalar
CHP Genel Merkezi, konuyu yargıya taşıyacaklarını duyurdu. Parti sözcüsü, 'İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız. Bir siyasi parti binasında posteri asılı olan bir başkana yönelik bu müdahale, seçim iradesine açık bir müdahaledir' ifadelerini kullandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. AK Parti cephesinden gelen ilk tepkilerde, müdahalenin 'hukuki bir gereklilik' olduğu belirtildi. Siyaset bilimciler, bu tür müdahalelerin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği ve diyalog zeminini zayıflattığı konusunda uyarıyor. Özellikle yerel seçimlerin ardından süregelen gerginlik, bu operasyonla yeni bir boyut kazanmış durumda.
Olay, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, muhalefet partileri ve sivil toplum örgütleri de kınamalarda bulundu. İlerleyen günlerde konunun Meclis gündemine taşınması bekleniyor. Bağımsız gözlemciler, bu tür müdahalelerin demokratik süreçlere gölge düşürdüğü ve siyasi partilere yönelik baskının endişe verici olduğu görüşünde.