CHP'de genel merkezin 'butlan' kararıyla görevden aldığı il başkanlarının yerine atanan isimler, ilçe örgütlerinde ciddi bir direnişle karşılaşıyor. Seçilmiş ilçe yönetimleri, atanmış il başkanlarının meşruiyetini tanımadıklarını ve tek gündemlerinin ihraç olduğunu belirtiyor. Parti kulislerinde, atanan il başkanlarının ilçelerde toplantı yapacak ilçe başkanı bulamadıkları konuşulurken, krizin derinleştiği gözleniyor. CHP tabanında ise 'seçilmişe saygı' vurgusu öne çıkıyor. Partinin önemli isimlerinden biri, 'Atanan il başkanları toplayacak ilçe başkanı bulamıyor. O yüzden illeri bitirince ilçelere geçmek isteyecekler. Ülkede bir sürü önemli gündem oluyor. Ama gene' sözleriyle yaşanan durumu özetliyor.
Seçilmiş yönetimler direnişte
CHP'nin çeşitli illerinde, genel merkezin butlan kararıyla görevden alınan il başkanlarının yerine atanan isimler, ilçe örgütleri tarafından kabul görmüyor. Seçilmiş ilçe başkanları ve yönetimleri, atanmış il başkanlarının talimatlarına uymayacaklarını ve kendi seçilmiş organları olarak çalışmaya devam edeceklerini açıkladı. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerdeki ilçelerde bu direniş daha belirgin. İlçe başkanları, genel merkezin 'tek gündemlerinin ihraç' olduğunu söyleyerek, parti içi demokrasiye vurgu yapıyor. 'Seçilmişe saygı gösterilmesi gerekiyor' diyen bir ilçe başkanı, 'Biz sandıktan çıktık, genel merkez bizi yok sayamaz' ifadelerini kullandı.
Atanan il başkanları zor durumda
Parti kulislerinden edinilen bilgilere göre, atanan il başkanları ilçe örgütlerinde toplantı yapmakta zorlanıyor. İlçe başkanları, atanmış yöneticilerin çağrılarına katılmazken, toplantı salonlarına gidilmediği belirtiliyor. Bir parti yöneticisi, 'İlçe başkanı bulamıyorlar, topladıklarında da kimse gelmiyor. Bu gidişle illeri bitirince ilçelere geçmek isteyecekler. Ama orada da seçilmişler var' dedi. Ayrıca ülkede ekonomi, terör, dış politika gibi birçok önemli gündem varken partinin iç çekişmelere odaklanması eleştiriliyor.
Yaşanan bu gerilim, CHP'nin yerel seçimlere hazırlandığı bir döneme denk geliyor. Parti içi muhalefet, genel merkezin bu adımlarının seçimlerde partiye zarar vereceğini savunurken, destekçiler ise partinin yeniden yapılanma sürecinde olduğunu ve disiplinin sağlanması gerektiğini söylüyor. Önümüzdeki günlerde CHP içindeki bu krizin nasıl çözüleceği merak konusu. Ancak ilçelerin direnişi sürdüğü sürece, atanan il başkanlarının etkin olamayacağı görülüyor.
CHP'deki bu tablo, siyasi partilerde seçilmişlik-atanmışlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Parti içi demokrasi ve örgütlerin seçilmiş yöneticilere bağlılığı, Türkiye siyasetinde sıkça karşılaşılan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. CHP özelinde yaşanan bu kriz, partinin geleceği açısından belirleyici olabilir. Seçmenlerin gözü önünde yaşanan bu iç çatışma, partinin imajına da yansıyabilir. Uzun vadede, partinin tüm kademelerinde seçilmişlik ilkesinin ne kadar korunacağı, CHP'nin demokrasi anlayışının bir testi olacak.