CHP'de 38. Olağanüstü Kurultay'da alınan mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizi, il başkanlıklarına da sıçradı. Özgür Özel’in Genel Merkez'den tahliye edilmesinin ardından, ekibi il başkanlıklarını terk etmemek için direniyor. Ankara, İstanbul, İzmir başta olmak üzere birçok ilde parti binalarının boşaltılmaması için Özel'e bağlı il başkanları ve yönetimleri, görevlerini bırakmayarak fiili bir direniş başlattı.
İl başkanlıklarında fiili durum
Mutlak butlan kararıyla birlikte CHP'deki tüm il ve ilçe yönetimlerinin düşmesi gerekirken, Özgür Özel ve ekibi bu kararı tanımadıklarını açıkladı. Parti tüzüğüne göre, mahkeme kararı kesinleşene kadar mevcut yönetimlerin görevde kalabileceği gerekçesiyle il başkanlıkları boşaltılmıyor. Özellikle Özel'e yakın isimlerin bulunduğu İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve Mersin gibi büyükşehirlerdeki il başkanları, binaları terk etmeyeceklerini duyurdu. Bu durum, parti içinde yeni bir çatışma dalgasına yol açtı.
CHP Genel Merkezi'nde 38. Olağanüstü Kurultay'da yapılan genel başkanlık seçiminin mutlak butlanla iptal edilmesi üzerine, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerin kontrolündeki il örgütleri de benzer bir tutum sergiliyor. Kılıçdaroğlu cephesi, butlan kararının tüm parti organlarını kapsadığını savunurken, Özel ekibi ise “fiili durum” yaratarak parti binalarını terk etmiyor.
Parti içi gerginlik tırmanıyor
Özgür Özel’in destekçileri, il başkanlıklarının boşaltılmasının parti teşkilatında büyük bir kaosa yol açacağını belirtiyor. Özel’e yakın kaynaklar, “Mahkeme kararı temyiz aşamasında, bu süreçte mevcut yönetimlerin görevde kalması hukuki bir zorunluluk. Biz de bu doğrultuda hareket ediyoruz” ifadelerini kullanıyor. Öte yandan, partinin diğer kanadı ise bu durumu “vandalizm” olarak nitelendiriyor. Kılıçdaroğlu’na yakın bir kaynak, “Parti binaları kamu malıdır. Kişisel hırslar uğruna partiyi rehin almak kimsenin haddi değil” dedi.
CHP’de yaşanan bu kriz, partinin yerel seçim hazırlıklarını da olumsuz etkiliyor. İl başkanlıklarının atıl kaldığı, teşkilat çalışmalarının durma noktasına geldiği iddia ediliyor. Ankara’da bir ilçe başkanı, “Hangi talimatı uygulayacağımızı bilmiyoruz. Genel merkezden gelen her iki taraf da birbirini yok sayıyor. Saha tamamen boşlukta” şeklinde konuştu.
Uzmanlar, CHP’deki bu tablonun partinin kurumsal hafızasına ve disiplinine zarar verdiğini belirtiyor. Siyaset bilimci Prof. Dr. Fikret Eser, “CHP, tarihinin en derin krizlerinden birini yaşıyor. İl başkanlıklarındaki bu fiili direniş, partinin iç hukukunu tamamen işlemez hale getirebilir. Tarafların bir an önce uzlaşması veya yargının net bir karar vermesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yaşananlar, CHP seçmeninde de tedirginlik yarattı. Sosyal medyada parti içi çatışmayı eleştiren paylaşımlar artarken, bazı partililer “Bu gidişle CHP’nin birliği kalmayacak” yorumları yapıyor. Parti kulislerinde, krizin büyümesi halinde erken kurultay taleplerinin gündeme gelebileceği konuşuluyor.
Değerlendirme ve bağlam
CHP’de il başkanlıklarında yaşanan bu direniş, aslında genel merkezdeki iktidar mücadelesinin bir yansıması. Özgür Özel’in mutlak butlan kararına rağmen parti binalarını boşaltmaması, partideki derin ayrışmayı gözler önüne seriyor. Türkiye siyasetinde parti içi krizler sık yaşansa da, CHP’nin bu kadar kurumsal bir çatışma içine girmesi, partinin geleceği açısından endişe verici. Bu durum, CHP’nin tabanındaki güveni sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda partinin toplum nezdindeki itibarını da zedeliyor. Tarafların kişisel hırsları bir kenara bırakıp partinin çıkarlarını öncelemesi, krizin aşılması için elzem görünüyor.